AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Tarih 30 Nisan 2013, 14:13 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Malatya Fethiye - Ağustos 2010

30 Ağustos 2010

 

                                                          Merhume Satı EROL'un Senesi olması ve mezarının yaptırılması dolaysı ile kızları bu gün Cem Evinde bir yemek verdiler.

    Merhumeye Tanrıdan rahmet, kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

 

 

 

29 Ağustos 2010

   

    28 Ağustos 2010 tarihinde, Hüseyin BALCIOĞLU,oğlu Mehmet Ali'nin teskeresini alıp sağ salim eve dönüşü için adadığı kurbanı Nurali Baba'da kesti ve bir lokma döktü. Tanı dileğini kabul etsin. Mehmet Ali ile askere giden Ünal İNCE ile Caner BICAKCIOĞLU'da teskeresini alıp geri döndüler.

    Lokmadan oğlum Hüseyin'in çektiği resimler ile benim çeşitli yerlerden çektiği resimleri, Ağustos ayı Resimler albümündedir.

 

 

 

28 Ağustos 2010

 

 

‘yeter ki barış olsun, üç gün sonra öleyim...’

 

     “Hindistan’da, Hindular’la Müslümanlar birbirlerini katlediyor. Gandi, ‘lütfen engelleyin, biz bunun için uğraşmadık’ diyor. Bakıyor ki engel olamayacak, o zaman, ‘İzninizle, ben ölmeye yatayım. Böyle bir şeyi görmek istemiyorum. Yaşayacağım kadar yaşadım’ diyor. Açlık grevini giriyor. Bakıyorlar Gandi gidiyor, iki tarafın liderlerini başucuna getiriyorlar. Herkes anlatıyor derdini.

      Ne diyorlar?

     Hindu aynen şunu söylüyor: ‘Gandi sen bir Hindusun. Beni anlamalısın. Bu Müslümanlar benim çocuğumu öldürdüler. Ne yapmalıyım’ diyor. Gandi ölüm döşeğinde gülümseyerek şu cevabı veriyor: ‘Şunu yapmalıydın. Babası bir Hindu tarafından öldürülmüş bir Müslüman çocuğunu evlat edinmeliydin ve onu bir Müslüman gibi yetiştirmeliydin’ diyor. Bu, çok ezber bozan bir şey.”

     Yazımızın devamını okumak için tıklayınız.>>>

 

 

25 Ağustos 2010

    Haber yok, haber yok dedik dedik başımıza çıktı…  Bu gün anamı dana vurdu. Cemile bacının deli bir düvesi vardı. Bacım gezerken, bir vuruşta takla attırmış. 

   Sultan ablam geçen hafta bacımı(anama bacı derim) doktora götürmüştü iki defa. Bacımda Cemile bacının geçmiş olsun demediğini fark etmiş onun ağzı ile söylüyorum: “şu kör Cemile varya benim ölmemi istiyor ki yıkayıp hocalık hakkı ala,”demişti. Şimdide Cemile bacının danası bacımı vurduğuna göre, bu söz boşa söylenmemiş. Sorunun hocalık parası olduğunu bilseydik, işlerin bu kerteye gelmesine göz yummazdık… 'Bir musibet bin nasihatten evladır,' derler. Böylece bizde bacıma bir hal olursa kimin yakasından tutacağımızı öğrendik...

         Yazıhan Devlet Hastanesine götürdük bacımı. Dr. Uzun bacak röntgeni çekemiyoruz, şehre götürün dedi. Ağrı kalça bölgesinde idi. Geri getirdik, İl Sağlık Müdürlüğünü, sonra Sağlık Grup başkanlığını aradım. Durumu araştıracağız beş dakika sonra ara dediler. Aradım. Röntgenin büyük film çekmesi için büyük kutusunun olması gerekiyormuş. O da burada yokmuş. Bu vesile ile bunu da öğrendik.

 

*         *        *

 

Yardım dökümü

 

 

* Banyo sobası, boru dirsek:                                                            200,00 .TL

* Emaye odun kömür sobası, 6 boru, iki dirsek, fayans soba altı :           150,00 TL

* 1Ad. Tezgah üstü, bir gözü elektrikli Ocak. 1 takım demlik, 2 tencere: 150,00 TL

* 1.Ad. Ocak koymak için MDF masa                                                    30,00.TL

* 10 Kğ. Salamura kışlık Köy peyniri                                                     80,00.TL

Yekün :                                                                                        610,00 tl

 

Alınan para                                                                                  550,00 TL

120 EURO=                                                                                   230,00 TL

YEKÜN                                                                                        780,00 TL

 

Harcanan                                                                                    610,00.TL

Kalan                                                                                         170,00.TL

 

 

     Yusuf ile Bektaş ALTUN’un verdikleri paranın hesabı yukarıdaki gibidir. 120 EURO Mutlu Kuyumcuya 230. tl’ye 23.08.2010 tarihinde bozduruldu

 

Kalan 170,00.tl’nin nereye harcandığını, harcadığımızda yukarıdaki listeye ekleyeceğiz. Bu yazı hiç silinmeyecek.

 

Anladığım kadarıyla, bu para Ober-Ramstadt Derneğinin kumbarasına atılan bozukların toplamı imiş. Tanrı bu kumbaradan çıkan paralar ile yapılan hayrı kabul etsin.

 

Tezgah üstü ocak ile demliği Veysel ÖZTÜRK’ün dükkanından aldık. Kime aldığımız söyledikten sonra Veysel ağabeynin oğlu Seran 2 kapaklı krom tencerede bizden olsun dedi, parasını almadı. Seran’a teşekkürler

 

Banyo sobası ve kazanı üç çeşitti. Bakır olmayan 80.tl.Bakır olan 180,00 ile 240, 00.tl. Kime aldığımızı söyledik, bu satıcı sobayı aldığımız kişinin çatı oluğunu da kışın evinin yapılma sürecinde yaptığından onu tanıyordu. Bu sebepten, babasının 240,00.tl dediğini, 200,00.tl’ye verdi.

 

Yukarıdaki hesap konusunda, dileyen, dilediği zaman bana ve ilgili kişiye kafasına takılan soruyu sorabilir

 

 

24 Ağustos 2010

   

   Bu gün Niymet abla, Aşağı Tencide hakkın rahmetine kavuşan bütün yakınlarını anmak için bir yemek verdi. Kazım dede de lokma duasını okudu.

     Niymet ablanın bu dünyadan göçen bütün yakınlarına Tanrıdan rahmet dileriz.

   

     Niymet abla kim? Niymet abla, rahmetli İbrahim KORYÜRK'in kızı, Kalenderin İhsanın gelini, Kalender İLHAN'ın eşi. Bu vesile 1970' lerden beri görmediğim aynı zamanda da kirvemiz olan  Kalender ile kardeşi Ayhan'a selam ve sevgilerimi sunarım. Sanırım Ayhan Avusturya'da yaşıyor.

 

 

Kazım Dede- Lokma Duası from aliseydisevim on Vimeo.

 

 

 

22 Ağustos 2010

   

 

  Fatma abla Kızıldeli'de iki adak kurban  kestirdi ve lokma yaptı. Fatma ablanın adağını tanrı kabul etsin.

    Not: Fatma abla resimde görülen Garip Pektaş'In ilk eşi. Bir tek resimde birleştirdiğim kişilerse Garip abi, Fatma abla, kızları Zeynep ile Garip abinin torunu Selin'dir. Canan orada ne mi arıyor? Hem akrabaları hem organizatör.

 

 

19 Ağustos 2010

   

    Bu gün öğlen Hüseyin AYDOĞDU'nun Kızıldeli'de kurbanı vardı. Oradan çektiğim resimler ilgili albümdedir. Hüseyin AYDOĞDU, Almanya'da önemli bir trafik kazası geçirmiş ve küçük yara bereler ile kurtulmuş. Bu vesile ile Hüseyin Kızıldeli'ye bir kurban adamış ve kayınbabası ile babası da Hüseyin Almanya'da olmasına rağmen bu adak kurbanının keşmişler.

     Hüseyin'e geçmiş olsun der kurbanının kabuünü dileriz.

 

 
 

 

       Bu cici kızları niye çektim? Güzel oldukları için mi? Kendilerine de söyledim, sitemizin reytingini artıracaksınız! Onlarda keyif aldılar sözümden güldüler. Haber bulamadım, hem de bu kızlar akrabamızdı onun için mi? Oda doğru. Bu kızlar bizim sitenin müdavimlerinden, bunun içinde koydum. Kızlarımız güzellikleri ile göz dolduruyor ve neşe saçıyorlar; fakat bunlarda sebep olmakla birlikte, “ben içimi aydınlatan, ümit vadeden gençliğimizin ışıltısını gördüm bunlarda.”

       Dün bizlerin sahip olamadığı nice imkânlar onlara sunulurken, üniversite sınavlarında dökülen çocuklarımızı, varlık göstermeyi saçında başında yapılan değişiklikte gören gençlerimizi, sohbetinin ana meselesi maziyi anmak ve muhtar, başkan ve adaylarının fanatik taraftar yada muhalifliğinin dışından kalan zamanını al kızı ver papazı ile geçiren yetişkinlerimizi; gücü bilekten bıçaktan; büyüklüğü yaştan baştan, makam mekândan, paradan puldan, sandalyeye sığmayan kalıbından... ibaret sanan insanlarımız görünce bu kızlarımız için ümitli olmamak elde değil.

      Kızlar, lakabı Mavdonlu olan rahmetli Ali amcanın torunları…  Soldan 1. kızımız Arzu ALKAN: “4 yıllık Öğretmen okulu Mezunu KPSS sınavlarına giriyor, atanmak için; 2. sıradaki Betül ŞEN: Öğretmen; 3. sıradaki Cansu ALKAN Liseyi bitirmiş ÖSY Sınavına hazırlanıyor; 4. sıradaki: Bahar ŞEN, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. Sınıfta okuyor, doktor olacak…

    Umarız, dileriz bu kızlarımız bu güzellik ve çalışkanlıklarını kadim değerlerden mürekkep bir ahlak, terbiye, edep… le taçlandırırlar. Bu gibi güzellikleri görünce onlara içimden: “kaderinizde sizin gibi güzel olsun, hep böyle gülesiniz,” demek gelir geçer. Kızlarımız için de dileğimizi yeniledim.

 

 

16 Agustos 2010

 

 

 

  Melek ÖZPEKTAŞ yaklaşık bir aydır hastanede yatmakta. Yakınları durumunda bir düzelme olmadığını söylüyorlar. Melek bacıya geçmiş olsun der, acil şifalar dileriz.

 

***

 

        Dün saat:14.00’da Erdal dolmuşla geldi, içinde Yusuf ÖZACAR(Tiyareci) Darıyeri’nde lokma var, dedemiz çağırdı haydi gidelim…  Bizde yalnızca lokma diye düşünerek çıkıp gittik. Ahmetcenlilerin Dedesi olan Ahmet paşa dedenin evine konuk olduk. Dün bazı yazarlar alan araştırması yapmak için orada imişler.  Resimler çekip, belgeler inceleyip, dedeler ile sohbet etmiş ve bir toplantı düzenleyip ve konuşmalar yapmışlar.

      Ahmetcenlilerin dedesi, Ahmet paşa dede 90 yaşında, posta yakın oturan Evliya dede 84 yaşında, diğer beş dede de 70-80 arası. Bir dede 60’a yaklaşmıştı. Belki genç dedelerde vardı ama bu kısa sürede tanıyamadım. Bu görüntüye bakılırsa, babadan oğla geçen dedelik makamı zinciri zayıflamış ve kopmakta gibi.

     Yaşça büyük olması dolaysı ile Abdal Musa Lokması ardından yapılacak kısır Cem’in dedeliğini Ahmet paşa dedeye vermişlerdi. Edindiğim intibaya bakılırsa, bu hususta en ön planda görülen Haydo dedenin kardeşi(beyaz saçlı) Hüseyin dedenin bu Cem’i yapmasının daha yerinde olacağına dair bir kanaat vardı.

   Hüseyin dede, Kızıldeli evlatlarından oldukları hususunda bir konuşma yaptı.  Otuz yıllık bir araştırma sonucunda Kızıldeli Sultan’ın Seceresini çıkardıklarını söyledi.Bu husustaki Hüseyin dedenin yaptığı konuşmanın 6 dakikalık kısmını ekleyeceğim. Bu secerenin ellerinde olduğunu ve Darıyeri’ne “Kızıldeli Cem Evi” yapmak gibi bir düşüncelerinin de olduğundan bahsetti.  

     Ahmet dede “Dinimiz imanımız ya Kızıldeli” ibaresi içinde olan bir duada oku. Bunların çoğunu çekemedim. Makinenin kartı 30 dakika. Hatta çektiğimi, bir sonraki konuşmaya yada Cem’e yer açmak için bir taraftan da üzülüp sıkılarak, dolaysıyla istemeyerek sildim.

 

 

***

     Darı yerinde keçi, koyun ve sığır türünden bir tek hayvan yoktu. Çünkü, buradaki nüfus yazın 20 kapıya, kışınsa üç kapıya düşermiş. Bakkal, kasap, manav ve kahvehanede yok burada. Dikkatimi çeken bir önemli konuda dedemizin bir kız torunu(resimde görülen çocuk)nun ismi Beril’di. Bu isim bana isimler konusunda geleneksel kökten kopmuşluğa işaretmiş gibi geldi. Dedemizin evinde de, dedemizle beraber başsağlığına gittiğimiz evde de kadınlar erkeklere tokalaşarak, tokalaşmayıp sözle, hatta beden diliyle bile hoş geldiniz demiyorlar. Yanımızdan gelip geçiyorlar sanki orada biz yokmuşuz gibi.

     Dedemiz, başsağlığına gittiğimiz evde Yasin-i Şerif okudu. Fakat yukarıda da belirttiğim gibi aynı dede, “dinimiz imanımız ya Kızıldeli” ibaresini de Cem’de kullandı.(Bu etkinliğin videosunun tamamını çeken bir arkadaşla tanıştım. Söyleyip çekemediğim kısımlar onda kayıtlı. Bu arkadaş anlattığı ve anladığım kadarıyla http://www.kizildelisultan.com/ un webmasterı yada o firmada görevli olarak İstanbul’da çalışan Mezirme’li bir arkadaş. Arkadaşım Münevver Şahin(Koluaçık)ın kaynı Ali Rıza ŞAHİN)

      Bu gün için köylüleri İstanbul, Almanya ve çeşitli yerlerden gelmişlerdi. Ahmet dede, otuz yıl aradan sonra belki tekrarını dahi göremeyeceği bir cem yürütmek istiyordu. Kısır Cem olmasına rağmen araya Tarikat Cemi adetlerini eklemeye kalkışıyordu. Buna diğer dedeler bu cem tarikat cemi değil kısır cemi diye itiraz ediyorlardı. Her dede çeyrek asır sonra kendini göstermek istiyordu ama zaman yoktu. Her yıl tekrarlayacaklarını söylediler.

     Bu yeni bir alev, kıpırdanış bu inanç için Darıyeri’nde de ümitvari işaretler taşımaktaydı. Ahmet dede bize bir dua okudu ve vedalaşırken “taliplerimi gördüm, bir cem daha yaptım ya, ölsem de gam yemem,” dedi: 'yaşlı ve sızlayan titrek sesiyle.'

     Umarız bu ülkede Alevilerin,1960’larda yazılmış(muhtemeldir ki Sünni bir yazarın kaleminden çıkmış) şu dizelerini okumak zorunda kalmayıp “ölsem de gam yemem, kendimi tanımlayışıma saygı duyulduğu bir insan anlayış düzeyini ve hukuk düzenini bu memlekette gördüm,” demesidir.

 

 

Gurbet Yaşıyoruz

 

Gurbet Yaşıyorum öz diyarımda

Kime dert yanayım bilemez oldum

Hazan yaşıyorum hep baharımda

Hayatı tatmadan sararıp soldum

 

Rüyalar görmüştüm bu gün bir serap

Olup bitenlere ciğerim kebap

Fikirler dağınık gönüller harap;

Her gördükçe içten içe kavruldum.

 

Ufuklar her gün daha da buğulu

Gönlüm her dem ağlamaya kurulu

…

 

    Not: Resimler(sayfasında) ile Videoların bir kısmı bu akşam Youtube'de görülebilir.

 

14 Ağustos 2010

 

 

Havalar hala sıcak ama esinti başladı. Bu sabaha karşı duyduğum bu rüzgar sesi, bana yazın ölüm çanları ve güzün habercisi imiş gibi geldi.

 

Dün, rahmetli Yusuf (ÇALIŞKANOĞLU) ağabeynin mezarını çocukları Erdal ile Hüseyin gelip yaptırmıştı. Hüseyin, “mezarın seçimini annesinin yaptığını, bizde onu kırmayalım diye başka türlü bir öneride bulunmadık,” dedi. Nur içinde yatsın, Yusuf abi iyi bir insandı…

 

Ali ŞENOL, babasının evinin bir kısmını, yıktırıp yeni bir ev yaptırmakta. Evin müteahhidi, Mühendis Garip ARKADAŞ. Bu sene yalnızca karkası mı yapılacak dedim. Garip, içine dahi girilebilecek dedi. Yapana da yaptırana da harlı olsun

 

Yukarıda videoyu niçin koydum? Ulaşabildiğimiz ve çektiğimiz bütün videoları sitemize koyarım. Fakat bu video çekimi FULL HD bir kamera ile çekilmiş bir video... Video eniştemiz Necati KILIǒın HD vidosu ile kendisi tarafından çekildi. Bende bu çekimlerden 15 kadarı Youtube’ye aktaracağım. Fakat bir tanesinin görüntüsünü izlemeniz için ilaveten sayfamıza ekledim. Bu videoyu 1080q boyuna yükseltip tam ekran olarak bir seyredin. Fotoğraf kadar net.

 

Neden “Fethiye’nin Dünyaya Açılan Penceresi”nde bu netlikte kendi videolarımızı seyredemiyoruz? Çünkü bir şahısın sahip olduğu videoya, belde adına iş yapan kişi sahip değil… Bu birazda kendimiz nasıl görmek istediğimiz, ne tür bir görüntüye kendimizi layık gördüğümüzle alakalı değimi? Ben almak istememe rağmen alamıyorum

 

 

Geçen yıl söz vermişti bir arkadaş, bana bir video kamera alımının büyük sponsoru olmaya. Bu sene bir düğünde, ismini belirtmeden “Köln’den malum bir zat’ın böyle böyle bir sözü vardı diye yazacağım” dedim! Oda, “Yusuf (Altun) başlatsın benim sözüm söz,” dedi. (Geçen akşam Mehmet ‘AKDOĞAN’ amca da konunun bir vesile açılması üzerine Almanya’da böyle bir şey yapılırsa bende katkı sağlarım dedi.) Ne çıkar bilemiyoruz…

 

“Melekoğulları Düğün Salonu”nda fotoğraf çeken arkadaş, “makinenle flaş arasında ki uyum bozuk,” dedi. Bende: “bir gün geleyim de bak,” dedim. Ve bir gün gittim. Arkadaşın dükkânı hem kuaför, hem gelinlik, kına, nişan elbisesi satan ve aynı zamanda da foto ve video stüdyosu idi.

 

Yirmi yıldan fazladır bu işin içinde olduğunu söyledi.  Dört beş yıl önsesine kadar yılda 3-4 kez Fethiye’ye resim yada video çekmeye gelirdik, şimdi çağıran yok, dedi. Bende bahsettiğiniz süreden beri Fethiye de ben çekiyorum. İlaveten köyde video çektirmek yerine düğün salonunda çektirmenin yeterli olduğu şeklinde bir anlayış değişimi de gerçekleşti, dedim. Bana: “bari iyi kazanıyor musun?” diye sordu. Bende: “hayır ilaveten takılar takarak üzerine dahi veriyorum,”dedim gülüştük.

 

Bizde bu vesile ile bir kaç satır karalamak istedik... Ben başka bir yoldan internete ulaşıyorum! Özel işlerim için bu kanal yeter artarda. Fakat sitemizdeki hizmetin devamlılığı ve kalitesi için evden de ADSL, internet aboneliği yaptırdım. Bu yıllık altı yüz tl. Sitemizin Host, alan kirası yıllık iki yüz elli tl. Sitemizin dizaynı ve yöneticiliğini ben yapıyorum. Benim ki gibi bir siteyi sen yönet deseler, aylık yüz tl’ye yapmam. Yılda en az yetmiş seksen adet düğün, nişan, ölüm, lokma vs… gibi etkinliği çekiyorum. Almanya’dakiler daha iyi bilir. 60-70 etkinliğin resmini ve videolarını çekmenin maliyetinin ne olacağını.

 

 

Siz her düğüne gider misiniz?  Ben %99’una gitmek zorunda kalıyorum. Gitmediğimde ayrım yapmışım görüntüsü oluşuyor.  (Mesela, bir düğün için bana kart gönderilmiş; fakat adet yerini alsın diye. Gitmesem ayrım yapmış olacağım. Gittim. Sağ olsun aileden bir hanım “güler yüzle hoş geldin dedi,” ona teşekkür ederim. Fakat ailenin erkekleri merhaba deyip, yüzüme dahi bakmadılar. Buna rağmen ben 4-5 saat resim ve video çektim bu düğünde.)

 

Bir başka düğünde, düğün sahibi kart vermiş olmasına rağmen beni telefonla aradı: “Aliseydi, kınada resim çekilmedi(gidemedim), düğünde olmanı çok isterim; gelemezsen makineyi gönder, yoksa düğün dede resim çekilmemiş olacak,”dedi…

 

Saza atılan şelpe, nasıl sazın bütün tellini ve bütün bünyesini inletirse, bu sözde benim bütün benliğimi sarstı… Kendi kendime: “bu söz üzerine Malatya’ya kadar yürürüm,” dedim. Yürümeye gerek kalmadı, dolmuşla önce bu düğüne sonrada aynı gün olan diğer düğüne gittim.

 

Bütün bunları niye yazdım?  Mesela şu video kamera: Sony HDR- SR12 kamera (sabit disk, 120 GB, 12x opt . Zoom, 8,1 cm ( 3,2 inç) ekran, görüntü sabitleyici ) 690 EURO. Bu paranın TL karşılığı: 1.350,00. Benim tek başıma yaptığımı alt alta bir bir yazıp toplayalım… Bir yılda birkaç kamera fiyatı etmez mi?

 

 

Ben bunları para için yapmıyorum. Güler yüzlü bir teşekkür yeter, ötesi benim zevkim. Birkaç düğünde özellikle o ailenin gençleri gelip, “bir isteğin var mı abi, ne getireyim” diye sordular. Ben faturamı, “O insanların yüzünde oluşan tebessümde, ses tonunda meydana gelen sıcaklıkta, mimiklerinde oluşan samimiyette… tahsil ettim.”

 

Bundan öte benim maddi bir beklentim yok… Yaşayıp göreceğiz!

 

 

 

 

09 Ağustos 2010

      Dün, 08 Ağustos 2010 tarihinde Özlem ile Fatih evlendiler.

     Çiftlere ömür boyu mutluklar dileriz.

 

 

      Not: Özlem, Resmiye KARASOY'un kızıdır.

 

      

 

 

      Dün merhume Burcu ASLAN'ın üçü olması dolaysı ailesi, Cem Evinde bir yemek veri.

     Merhumeye tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

 

 

 

 

 

      

       

       Arda ŞENKAYA'nın Sünnet olması dolaysı ile Beldemizin Tenci Mahallesinde ailesi önce lokma verdi sonrada düğün yaptı.

      Ardaya ailesi ile geçireceği mutlu bir ömür dileriz.

 

 Not: Malatya'daki düğüne önce gittiğimden, benim olmadığım zamanlarda resim çeken Necati KILIÇ'tan çektiği resimleri alıp ilave edeceğim.    Dün iki düğün oldu. Malatya'ya gidecek olmam dolaysı ile resimler sitemizde ancak gece görülebilir

 

 

 

07 Temmuz 2010

   

    Rahmetli Nazaret ALTUN ile Ali GÜN'ün yeni yapılan mezarları yan taraf eklenmiştir.

    Yandaki haberi yanlışlıkla silmişiz. Tekrar ekledim.

    Yeni yapılan ev resimlerini alt tarafa ekleyeceğim.

    

 

 

 

06 Ağustos 2010

 

 

Bu haber ilgili kişinin talebi üzerine silinmiştir....

     Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.

     

 

 
      05 Ağustos 2010 tarihinde kaybettiğimiz merhume Yeter ÇİFTÇİLER'in üçü dolaysı ile bu gün Cem Evinde bir yemek verildi.

     Merhumeye Tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

 

 

 

 

06 Ağustos 2010

   

      Dün gece kayıp ettiğimiz merhume Bucu ASLAN'ı bu gün sevenleri omuzları üzerinde taşıyarak Cumhuriyet mahallesindeki mezarlıkta toprağa verdi.

     Merhumeye tanrıdan rahmet kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

 

05 Ağustos 2010

 

     Bu gece rahatsızlanan Zeki ASLAN'ın kızı Burcu ASLAN,  Hakka yürüdü. Merhumeye Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve baş sağlığı dileriz.(Rahmetli doğuştan yatağa mahkumdu.)

    Merhumun naaşının yarin beldemizde defin edilmesi beklenmekte.

 

   

 

 

05 Ağustos 2010

      Dün kaybettiğimiz Yeter ÇİFÇİLER'i bu gün Hürriyet Mahallesindeki Mezarlıkta toprağa verdik.

    Merhumeye Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

 

04 Ağustos 2010

   

 

 

      Nevin ile Hakan’ın Düğünü, Reyyan Düğün Salonunda yapıldı. Salonun fotoğrafçıları, profesyonel fotoğraf çekmek yasak dedi, beni engellediler. Yaptığımın ticari olmadığını söylememe rağmen, oldukça ısrarcı davrandılar. O zaman akada ben yüzsüzlük edip 380 civarı resim çektim.

 

     Fotoğrafçıya reklâmınız olur falan dedim, buna ihtiyaçlarının olmadığını söyledi. Prensip sahibi bir işletme olduklarını sözleşmelerinde böyle madde olduğunu söyledi. Salon girişinde “Tesisimiz Alkolsüzdür” ışıklı tabelası var, ayranın markası dahi resimde görüleceği gibi “Hakkatapan markalı Ayran."

 

    Düğünde bir şansızlığımız daha oldu: Fotoğraf makinemizin “Geniş açı yakın mesafe çekim Lensi, objektifi arızalandı.” Kağıtlarını bulursam, onarım için Yusuf ALTUN’a verip Almanya’ya göndermeyi düşünüyorum.

 

     Not: Beğenmediğiniz kendi resminiz varsa, Numarasını alıp, aliseydisevim@gmail.com a mail gönderiniz. Silerim.

 

 

 

 

 

 

 

04 Ağustos 2010

   

     Geçen gece hastaneye kaldırılan Yeter ÇİFTÇİLER, Hakka yürüdü. Merhuma Tanrıdan rahmet ve kederli yakınlarına sabır ve baş sağlığı dileriz.

    Merhumun naaşının yarin beldemizde defin edilmesi beklenmekte.

 

 

 

02 Ağustos 2010

   

     Nurgül ile Engin GÜLER 01 Ağustos 2010 tarihinde yapılan bir düğünle evlendiler. Çiftlere ömür boyu mutluklar dileriz.

       İnternet hızı çok yavaş olduğundan resimlerin yüklenmesi ve açılması gece 12:00 civarında ancak gerçekleşebilir.

       Düğünde bir kaç parçada Hasan DURAK söyledi. Birini şimdi ekledim.

        Düğer vidoları benim Facebook profilimde yada sitemizin "Güncel Buzy" sayfasında bulabilirsiniz.

   

 


Hasan DURAK- Etek Sarı Sen Etekten Sarısın @ Yahoo! Video

 

O1  Ağustos 2010

    

    31 temmuz 2010 tarihi Cumartesi günü, Fethiye Düğün Salonunda yapılan bir düğünle, Songül ile Hakan YILMAZ evlendiler.

     Çiftlere ömür boyu Mutluklar dileriz.

 

     Not::  Yotube Türkiye'de yasak.  Farklı bir DNS ile Yotube'ye 24 adet video ekledim.

    Bu videoları Facebook'ta da paylaşacağım. Fakat sitemizin ana sayfasındaki Güncel Buzy2i tıklarsanız bu videolara ulaşabilirsiniz.

    Yurt dışındakiler rahatlıkla Youtube'yi izler; fakat Ülkemizdekilerin DNS 'si farklı olmalı yada bir proğram kullanmalı.

   Benim kullandığım DNS:4.2.2.2

                                      4.2.2.1

   Bu DNS ile bazen de bizim siteye girilemiyor.

 

 

 

O1  Ağustos 2010

 

.

  |  Bu haber 5828 defa okunmuştur.

Ebruli  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Malatya Fethiye - Temmuz 2010

Malatya Fethiye - Temmuz 2010 Malatya Fethiye - Temmuz 2010

Malatya Fethiye - Şubat 2010

Malatya Fethiye - Şubat 2010 Malatya Fethiye - Şubat 2010

Malatya Fethiye - Ocak 2010

Malatya Fethiye - Ocak 2010 Malatya Fethiye - Ocak 2010

Malatya Fethiye - Nisan 2010

Malatya Fethiye - Nisan 2010 Malatya Fethiye - Nisan 2010

Malatya Fethiye - Mayıs 2010

Malatya Fethiye - Mayıs 2010 Malatya Fethiye - Mayıs 2010

Malatya Fethiye - Mart 2010

Malatya Fethiye - Mart 2010 Malatya Fethiye - Mart 2010

Malatya Fethiye - Haziran 2010

Malatya Fethiye - Haziran 2010 Malatya Fethiye - Haziran 2010

Malatya Fethiye - Kasım 2010

Malatya Fethiye - Kasım 2010 Malatya Fethiye - Kasım 2010

Malatya Fethiye - Ekiml 2010

Malatya Fethiye - Ekiml 2010 Malatya Fethiye - Ekim 2010

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Gazap Üzümleri ve Dinle Küçük Adam
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Öz eleştiri' mi, yoksa takkiye mi?
Bende Varım Bende Varım
Bende varım!..
Hasan ÇEVİKER Hasan ÇEVİKER
Gücün yetiyorsa gelde al.
Yusuf ASLAN Yusuf ASLAN
YUSUF ASLAN'IN 3. KİTABI
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
Seyit Cağlar: Duyuru…

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 14
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2014


                        2005 &  2017

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:8596

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 5 - BİTLİS'TE BEŞ MİNARE - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 5 - Bİ

İzlenme:6768

   
  23 Nisan Bayramı 2013 - Malatya Fethiye (11)
 

23 Nisan Bayramı 201

İzlenme:9188

   
  23 Nisan Bayramı 2013 - Malatya Fethiye (1)
 

23 Nisan Bayramı 201

İzlenme:7808

   

Ayın Şiiri

Görebiliyorsan, Dokunabiliyorsan, Nefes alabiliyorsan, Yürüyebiliyorsan, Ne mutlu sana! Elinde olmayanları söyleme bana Elinde olanlardan bahset can!… Üzülme! Geceler hep kimsesiz mi geçecek? Gidenler dönmeyecek mi? Yitirdiğin her ne ise Bir bakarsın yağmurlu bir gecede Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış Bil ki Güzellikler de var bu hayatta Gel git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin? “Hüzün olgunlaştırır” “Kaybetmek sabrı öğretir” Şimdilerde bol bol dua et Hasat yakındır can! Kaderini sev! Varsa kederini de sev! Üzülme hastalıklarına Gör, hangi günahlarına kefaret olacak Terk edildin diye de üzülme Demek ki sevebilecek bir yüreğin var Geçmişi unut, hiç yaşanmamış gibi davran Buluttan nem kapma! Döküver kirpiklerinden sonbaharı Bir gün ama bir gün mutlu tebessümlerle kol kola gireceksin Koklayacaksın yağmur sonrası toprakları Yükleyeceksin ruhunu kelebek kanadına Uçacaksın semalara sevdiklerinle can! Kim demiş ebemkuşağı yedi renk? Bakmakla görmek arasındaki farkı çözdüğünde Anlayacaksın ne demek istediğimi can! Sana tanınan süre üzülmeye değecek kadar uzun değil Herkes gibi sende sonsuzluğa gün gelip kanat çırpacaksın Hayatın telaşından insan pek farkında olmuyor ama Kum saati alta doğru hızla akıp gidiyor Henüz aşılmamış çok yolların var Hiç mi güzellik yaşamadın? Ufacık bir hatırımda mı yok yanında? Hayatın ellerini bırakma! Küsme! Hadi mavilerini giyin çık dışarı! Denizle cilveleşen martılar gibi hayata kur yap! Yitirdiğin güneş için sevda türküleri söylemeye devam et! Ölümlüde olsa hayat, ölümsüz bakışlarla bak! Kaçmakla kurtulamazsın ki; Yalnızlıktan, hüzünlerden, hayattan Ayakta kalman gerek, yaşaman gereken can! Hayat senide içinde görmek istiyor Hadi yaklaş! Unutma ki “Yapmadıklarının kazası yok!” Ve yine unutma ki “Aydınlık geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can!   Hz. Mevlana Celaleddin-i Rûmi        
Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.