AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Tarih 25 Ağustos 2022, 15:15 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Büyüklük Makamı ve Kutup Yıldızı

Büyüklük Makamı ve Kutup Yıldızı

 

Felsefe Profesörü S. Zelyüt ile D. Cündioğlu, Aristo üzerine yapılan bir sohbette: “Mesela ‘x’ konuyu -belirtiyor tabi-, konuşurken Aristo’yu karşımıza, masamıza çağdaşımız gibi oturtabiliriz, konuşabiliriz; fakat ‘z’ konusunda, Aristo’nun fikirlerini görmezden gelebiliriz,” demiş ve bunu örneklendirmişti.

Aristo, insan aklının ender ulaşabileceği zirvelerinden birinin ismidir… Buna rağmen hoca, Aristo’nun şu, şu; bu, bu… fikirlerini görmezden gelebiliriz, çünkü zamansaldır vb; fakat şu, şu; bu, bu fikirleri hala iki bin dört yüz yıl kadar sonra bile çağdaş ve ötelere uzanıyor olduğundan dikkate almalıyız diyor.

Gelişmiş zekalar, bir şeyi bütünsel olarak kabul yada red etmezler. Aynı sayfa üzerindeki beyaz ve gri alanları görür, ona göre konuşurlar. Fakat; vasat zihinler toptancıdır, bütünen kabul ve red ederler.

Yas ile Düğün Tarihlerinin Denk Gelmesi Konusu

Yazımızı kısa tutmak açısından, sadede gelelim. Rahmetli Bekarın Yusuf, köylümüzün büyük kabul ettiği insanlardandı. Rahmetli Yusuf amca yaşarken eşi önce vefat etmişti. Bu acının ilk günleri ile başka birinin düğün günü denk gelse ve düğün sahibi gelip, taziyesini dileyip düğün için izin, rızalık istese Yusuf amca ne derdi? Birazda yakından tanıyorum rahmetliyi. “O da, düğünde, Allahın emri; ölümde.” “Düğününüzü yapın,” derdi. 

Kurguyu değiştirelim. Tersi bir durum olsaydı. Mesela, kendilerinin önceden belirlediği bir düğün tarihinde bir komşunun vefatı söz konusu olsaydı. Bu durumda ne yapardı?.. Müneccimlik yaparsak: rahmetli ya düğünü ertelerdi yada (ertelenemeyecek halde ise) ertelemeyip düğünün süresini ve içeriğini komşudaki yası dikkate alarak belirlerdi, sınırlardı.

 

Şöyle ki: “Evet ölümde Allah'ın Emri, düğünde… Bir defa yapılıyor bir insanın hayatında bir düğün. Bu insanın, bir ailenin mürüvvetidir. Çalıp söyleyeceğiz, yiyip içeceğiz, halaylarda çekeceğiz; fakat komşumuzun yası taze, yarası henüz kanarken, onun yasına saygı, bu dünyadan göçüp giden canın anısına hürmeten, bu düğünümüzdeki eğlencemizi bir had, hudut içerisinde tutalım,” derdi. Cümle bu şekilde olmazdı; ama maksat bu olurdu.

Rahmetlinin aile büyüğü olarak vereceği bu karara cesaretiniz varsa itiraz edin. Karşı çıkanı Alim Allah, rahmetli öte mahalleye kadar önüne katar kovalardı. Ortalığın tozunu attırırdı… Hayırla anmış olalım rahmetliyi. Allah rahmet eylesin… 

Büyüklük makamında bulunanlar; bizleri “büyük anlatılara” bağlar. Büyük anlatılar yani büyük inanç ve ideolojilerdir. Büyük anlatılar; inanç ve ideolojiler sistematiği bizlere bir ufuk, bir yol güzergahı, neleri yapıp neleri yapamayacağımızı ve nasıl, ne kadar yapacağıza yada yapmayacağımıza dair bir kullanım vesikası verir. Bunlar karanlık basınca yada okyanusta yol almaktayken bize doğru yolu gösteren ‘kendi dünyamızın-egomuzun- dışındaki’ “Kutup Yıldızı”  gibidir - yada ona işaret ederler.


Kutup yada Kuzey Yıldızı, Samanyolu Galaksisinde bulunan Güneş sistemi içerisinde, fakat dünyanın dışında, Dünyanın dönüşüne göre, daha sabit bir noktada, alanda kalmakta. Bu sebepten dolayı, kısa süreli dünyanın değişimine, dönüşüne göre, dünya dışında, kendimize sabit bir nokta, merkez alabileceğimiz ve yönümüzü buna istinaden saptayabileceğimiz bir alan, merkezdir Kutup Yıldızının bulunduğu alan.

 

Büyüklük makamını, alanını red ediş, kendi dışımızda olan; fakat bizden daha uzakta ve çaplı olan bir merkezi reddedişimizi temsil eder. Kutub Yıldızına göre değil de, arzumuza göre kendimizi dizayn etme ve hizalama eğilimi, Kutubu, merkezi değiştirmemiz demektir. Dışarıdaki Kutubu içimize, benlik putumuza yerleştirmemiz; evrenseli, yerelle; büyüğü küçükle… değiştirmemiz anlamına gelir.(Dışarıyı, ötekini değil de kendimizi merkez almalıyız, asıl makro alem insan, yanıtı verenlere, bu konunun çok ağır ve derin bir konu olduğunu hatırlatalım. Yani bu hamur çok su kaldırır. Oraya girmeyelim.)

Yazılı olan ve olmayan kendi dışımızda, kendimizi ona göre hizalayableceğimiz, dizayn edebileceğimiz merkez. Kutup Yıldızıdır. Ekonomik bağımsızlık ve beraberinde gelen bireysellik egomuzu şişirdi, Yüksek bir özgüven aşıladı bize. Ekonomik açıdan gelişmemiz, büyümemiz bizi, entelektüel açıdan da büyüdük, tekamül ettik zehabına kaptırdı. Kendimizi, yine kendimiz; kendi dünümüz ile mukayese etmemiz büyük ölçüde buna sebep oldu.

 

Google'ın (atom bombasından daha çaplı olan) yüksek bir malumat bombardımanına tutulduk. Aklımız şaştı. Bizi bugünlere getiren, insanlığın dev sima(kutup)larını  göremez olduk. Arif kimdir, alim kimdir, veli kimdir, peygamber kimdir?… bu makları ve buraları dolduran birikimleri gale almaz olduk?  

 

Bir araştırmaya göre, bizimde içerisinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde yüz milyarlarca yıldız var. Ve uzayda ise yine yüz milyarlarca Galaksi var. Akla, hesaba gelmez büyüklükler bunlar. Dijital dünya da tıpkı böyle akla hesaba gelmeyecek büyüklüklerde bilgiler, malumatlar sunmakta bize. Bunların hepsi avuçumuz içerisindeki telefonlarda. Ve biz ise zamanımızı üç ana bölüme ayırdık: Bedensel arzularımızı gidermek için para harcamak; harcanacak parayı kazanmak için çalışmak ve her ikisinden yorgun düşen bedenimiz dinlendirmek için uyumak… Yani düşünmeye zamanımız yok. Fakat, hepimiz doğuştan dahiyiz, Allameyi cihanız, buda bize Allah vergisi, ne yapalım(!?)


Ucu bucağı gözükmeyen denizlere, deryalara yüksek bir özgüvenle son sürat, şaşkın şaşkın kürek çekerek açılmaktayız. Karadan uzaklaştık, artık kara gözükmüyor. Fakat gökyüzünde milyarlarca yıldız var. Kadim, “Kutup Yıldızını” kaale almadığımızdan oda görünmez oldu, artık… Googlenin milyarlar ile ifade edilen bilgi, malumatfuruş okyanusunda oluşumuz misali. 

 

Bizler bu bilgi kırıntıları ile oluşan deryanın tam ortasında( ve /veya üzerinde)yız; fakat buna rağmen yinede karaya, yurdumuza yuvamıza ulaşmak zorundayız. Hangi (kutup)yıldızı, hangi (kutup)bilgenin bilgisini esas alacağızda, yeni bir yol bularak menzile ulaşacağız? Ehven ve sınanmamış, sahtı görüşler(yıldızcıklar) dolaşıyor ortalıkta. Fakat kimse derine inmiyor, uzağı göremiyor. Görmekte istemiyor.

 

“Komsular… Değeli canlar… Bunlar ayıptır, yanlıştır, günahtır, yazıktır; “bize yakışmaz,” diyecek büyüklük makamında kimse bırakmadık. Böylece her hangi bir yapıp ettiğimiz yada söyledimizden özür diler, mahcup olur, utanır sıkılır ve yanlışımızdan dönüp gönül alıcı olmaktan çıktık… Hep bir on beşlik ergen gibi meydan okur ve ötekine bu konuda sen haklısın diyebilmek irfanının yitirdik.

 

Sonuç olarak Kutup Yıldızımızı da kaybettik yada reddettik. Yeni hangi Yıldızı esas alacağız yönümüz bulmak için? Muhtemelen bolon eğomozu, kendimizi. Benim bilgim kaç megabayt, eder diye kendimize soramıyoruz?  Aristo yada Kant neden ve nasıl düşünce tarihinin Kutup Yıldızları olmuştur? Hiç düşündünüz mü?  Bu Kutuplar için -vaktinin- ulaşabildiği bütün yazılı metinlerini okumuş olacağı söylenir. Bunlar ansiklopedik dehalardır. Aristo 62 yaşında öldü. Benim gibi vasat insanlar 62’nin arkasına bir sıfır ilave edip 620 yıl daha yaşasalar Aristo ve Kant… seviyesine ulaşamazlar. Ben bunları bildiğimden haddimi biliyorum.

 

Büyüklüklere parasal bir örnek vereyim. Apple, İphone telefonunu da üreten ABD şirketi; kimi geri kalmış kırk, elli ülkenin

(GSYİH) toplamı; kimi gelişmekte olan orta ölçekli üç dört ülkenin toplamı civarında bir yılda ciro yapıyor. Yani Apple, Türkiye’yi dahi bir buçuka katlıyor. Neden bu parasal ve bilişsel büyüklükleri veriyorum? Kendi hakikatimiz göreceğimiz bir boy aynası oluşturmak için. Had bilmek için. Mevcut bir büyüklüğe, değere burun büküp, kirli bir mendil gibi yere atarken yerine, örneklerini aşabilecek daha görkemli, daha göz kamaştırıcı, evrensel  bir değer, büyüklük koyamadığımız gerçeğini sergilemek için. Çünkü yere attığımızın çapı ve derinliği yukarıda örneklendirildiği gibi.


Aynı vardan var olmuşuz… Daha hayatının baharında, tomurcuklanan ve yeni bir hayata merhaba demek te olan bir goncanın sevinç çığlıkları olarak yapılan düğün de eğlen ve “çok şükür çok  şükür bugünleri de gördüm ya,” diyende biziz, o da bizim; bu goncanın kat edeceği bütün o zorlu merhaleleri yüzakı ile tamamlamış, hayatın türlü türlü hengamelerini atlatmış, labirentlerini aşmış, oğlan oba kız torun tosun sahibi olmuş, nice düğünlerde oynamış nice acılarda gözyaşı dökmüş, hazan mevsiminde dalında tutunamayan bir yaprak gibi sonunda yere düşmüş, tenini toprağa, canını Hakk’a teslim edip devri alem etmiş,  bu canda bizim, biziz… Bu yasta bizim. Bu sevinçte. Atalarımız: “Gelin çıkmadık ev olur;  fakat ölü çıkmadık ev olmaz,” derler. Akıbetimiz bir yani. Ötekine yaptığımız başka bir açıdan bakınca kendimizin kendimize yaptığıdır. Çünkü, hayat deveran eder. Bugün benim başıma gelen, yarın senin de başına gelir. Haddizatında insanız yani. Bu açıdan bakınca insaf, kendimizin kendimize insafıdır… Tabii gören gözler için.

 

D.Cündioğlu’nun deyişi ile: “Mesele hakikate sahip olup olmamak meselesi değil, hakikatin yanında yer alıp almamak meselesi. Bilme sorunu değil, tavır sorunu…,   …Hakikatin yanında yer almak demek, önce insan olmak demek! Daima ve hiç düşünmeden insanın yanında yer almak demek.”

 

Birçok düğüne gittim… Bu  düğünlerde yapılacak olanın yüzde doksanı, saat ona kadar yapılıyor. Saat ondan sonra, saat ondan öncekilerin hemen hemen tekrarı yapılıyor. Bu gibi durumlarda komşumuzun yasına saygı icabı düğünü on, on otuzda bitirmek, düğünde bir eksiklik yaratmaz. Fakat bu, çok mühim bir erdem, fazilet gösterisi olur.

 

Konu derya deniz. Fakat  zaman sınırlı. Şimdi soralım; “yas ile eğlence gününün çakıştığı durumlar” söz konusu olduğunda Bekarın Yusuf’u bugünün değerlerini temsil ediyor diye karşımıza alıp, masamıza oturtup, kararına saygı duyalım mı? Yoksa bu husustaki “olası” kararını görmezden gelebilir miyiz?

 

24 Ağustos 2022 

Aliseydi  Sevim


Not: Bu yazı, bu güne değil yarına da hitap emek amacıyla

 yazıldı. Özel olarak kimseyi hedeflememektedir. Belki de,

 kendimin kendime telkini maksadıyla yazıldı…



  |  Bu haber 6136 defa okunmuştur.

Duyurular  KATEGORİSİNDEN HABERLER

“Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu?

“Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu? “Mutluluğun Gizi” & Kaşık Dolu mu; Boş mu?

“Aslında ben kendimi vurdum.”

“Aslında ben kendimi vurdum.” “Aslında ben kendimi vurdum.”

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı Yeni Yıl, Aranan Hazine ve Simyacı

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir…

Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Yükselmek iyidir. Fakat asıl olan yükselmek değil; yükseldiği yerde kalabilmektir… Balık denizin, kuş ise havanı...

Anneleri Günü 2019

Anneleri Günü 2019 Anneleri Günü 2019

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek… Benim babam Toyota gibi. Annemse bir Melek…

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy "

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy İnsana Ne Kadar Toprak Lazım “Lev Tolstoy " Tolstoy: Onun İhtiyaç Duyduğu Üç Arşın(2 mt) Kadar Bir Topraktı!..”

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019

Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Yeni Yıl, Yenilenme, benliğin uptadesi... 2019 Almanya’ya giden birinci kuşağın döneminde Türkiye’de bir gencin as...

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma Deniz Yıldız'ı Hikayesi ve İnsani Dayanışma

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Hele bakın gömleğimiz ne taraftan yırtılmış?
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR
  •  
  •  

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375







FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2022

2005 &  2022
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:6040

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:5994

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:5434

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:15758

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.