AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Antalya Gözlemleri - Şubat 2020Tarih 28 Mart 2020, 21:49 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Antalya Gözlemleri - Şubat 2020

 

Yıllık iznimin üç haftalık kısmını, oğlum Nurali Antalya da olduğundan orada geçirdim... Diğer etkenlerin yanında asıl sebep bu idi. Tabii, bu vesile ile ablam, eniştem yeğenim; arkadaş ve dostlarımız Hasan (Özacar) abi Fikriye abla, Yusuf ile Saadet abla, Abbas ile Semra ve Aliekber ile Sevgi Özacarlar ve Hasan ile Selma Akyıldız ile de görüşüp zevkli sohbetler etme imkanı buldum. Memnun ayrıldım. İsmi geçen dostlarımızla bulunduğum anlarda, telefonla bir kaç resimde çektik. Gülender. Bu resimlerde ablam, eniştemlerin resimleri yok. Onlarla bir arada iken yaptığımız sohbet ve çocukların koşuşturmacası bu anları görüntülememizi dikkatimizden kaçırmış olmalı.

 

O resimler, sohbet ortamından çekilmiş olan resimler. Deniz, plaj vb. manzaraları kış olması dolayısıyla yok. Hani bir deyim var ya Bizim kültürde: “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat.” gereği bir kaç satır anımı paylaşmak istiyorum, nezaketinize sığınarak. Telefonla çekilmiş görüntüler bunlar. Resimler iyi değil. Bundan sonra her yerde makine yanımda olmalı sanırım.

 


Gittiğim gün için ancak Elazığlılar Turizmde yer vardı. Onunla gittim. Benim arka sıramda, en az yetmiş yaşlarında türbanlı bir hanım vardı, onun yanın da başka bir yolcu bindi Malatya da.  Benim oturduğum koltukta Elazığ da otobüse binmiş bir genç  vardı. Merhabalaşıp oturdum. O kadar. Fakat arka koltuktaki hanımlar hemen sohbete başladı. Sicillerine kadar bütün verileri birbirleri ile paylaştılar. Dolayısıyla bende işittim.  Kibar deyimle: “kulak misafiri oldum.”

 

Yaşı büyük olan hanım diğerine kendisinin de, çocuklarınında işleri, güçleri ve evlerinin olduğunu bahsetti. Kendisi çocuklarının mutluluğunu düşündüğünden ayrı evde oturduğunu söyledi. Çocukarından biri bu hanımın evine gitmek istemişler, bu ona: “Evin anahtarı falanda, alın içeri girin, dolap ağzına kadar dolu. Hiç çekinmeyin vb. dedim, diyor.” Bu cümleyi eli açık, iyi niyetli ve gönül zenginliğinin gösterisi olarak, kurula kurula defalarca flaş, flaş olarak yanındakine tekrarladı.

 

Muhtemelen bu hanım dar yada sabit gelirli ve pek zengin olmayan bir ekonomik durumdan buralara gelmişti. Çünkü aylık 20-30 bin dolar geliri olan bir aileden gelen biri, bir apartman dairesi ve buzdolabının doluluğu ile övünmezdi.

 

Bu hanımın ön sıralarda iki koltukta biri kız diğer oğlan olan on yaşlarında iki torunu oturuyordu. Otobüs ihtiyaç molası verdiğinde bunlar bir araya geliyordu. Çocuklar “babaanne” diye hitap ediyorlardı bu hanıma. Hanımda kız çocuğuna “prensesim,” erkek çocuğuna ise “koçum;” bazende “annem, ablam” diye hitap ediyordu. Hanım telefonda da konuştuğu, bir hanıma “annem, ablam vb.” kelimelerini “kurularak, kırılarak” kullanıyordu.

 

Ben bu hanımın diline iki açıdan itiraz ediyorum… Bu dil yaygınlaşmakta çünkü. İtirazımın birinci kısmı, çocuklara: “Koçum, aslanım, kahramanım…; prensesim, prensim… yada şu artis kadar güzel, zeki zeki çok zeki üstün zekalı” diye hitap edilen kısma dair olan bakıştır.

 

Benim takip ettiğimi psikolog ve psikiyatristler bu dile itiraz ederler… Çünkü narsisizm, insan doğası gereği oluşan bir duyusal ve bir ölçüde de düşünsel algıdır. Azı yararlı çoğu zararlı olan şeylerden yani. Yaşamda kalabilmek ve iç huzur için insanın kendisini diğer insanlardan daha önemli, güzel, güçlü adil vb. olarak hissetmesi, düşünmesi, davranması ve buna inanması lazım. Fakat bu duyumsama bir noktadan sonra insanın kendisiyle ve türdeşleriyle olduğu kadar dünyayla ile de çelişen ve onlara zarar veren bir noktaya doğru “kaçınılmaz” olarak yönelir. Bu kanımızca “aşağılık kompleksinin”de temelidir.

 

Çocuk yaşı büyüyüp okula gidince ve topluma karıştıkça, diğerleri ile temas ettikçe “kendisinin prens, prenses”  ve “koç, aslan,”olmadığını, dünyanın kendisinin gibi ve kendisinden çaplı nice “prens ve prenseslerle” ve “koçlar ve kahramanlarla” ve anaların doğurduğu nice “zeki, yaratıcı, hayranlıklar uyandıracak” insanlığa katkı sağlayacak “yeteneklerle…” dolu olduğunu görecek. 

 

En güzel ve en azından kendisi gibi güzel kız olmadığına inanmış çocuk kendisi gibi güzel hatta kendisinden oldukça güzel nice kızlar olduğunu ve oğlanların ilgilerinin kendisi kadar bazende kendisinden çok, başka ve daha güzel kızlara yöneldiğini görecek… 

 

Bu hüsran, hayal kırıklığı onun benliğinde, kendine ve kendini böyle algılamasına sebep olan yakınlarına karşı güvende kırılmalara, öfkeye ve devamında ömür boyu aşamayacağı ve mücadele edeceği hüzünlere, ruhsal sıkıntılara sebep olacak zemini hazırlayacaktır. İşte bu “iyi niyetli kötülüğün, daniskası” denecek türden sözüm ona “iyi niyet ve sevgi.”yanılsamasıdır.

 

Prof.Dr. Acar Baltaş, bu çelişki ve çatışmaya işaret için: “Özgüven tamam da; öz yeterlilik nerede?” Yine üstadın deyişi ile çocuklarımızı “Dünyanın en iyi, üstün insanı değil, dünya için iyi bir insan olarak yetiştirmeliyiz.” Sıradan gibi gözüken hitap ve iletişimler çocukların geleceği için bu gibi hezimetler ve bunalımlara ne yazık ki sebep oluyor.

 

 

Bu hanımın ve buralarda da tanık olduğum bana gören ikinci sorunlu gördüğüm çocuklara ve yetişkinlere: “ablam, annem, aşkım vb.” kelimelerle hitap etmesi idi… Bu yeni ve bana göre uyduruk ve insan ilişkilerine “kendince” katkısından çok zarar verici, saçma bir dil. 

 

Benim bizzat bildiğim, tanık olduğum hitablardandır: Eşine kızım, annem, ablam, lan oğlum, yavrum, aşkım, sevgilim, gülüm, fıstık, bitanem, canım, artist, vb… kelimelerle hitap edilmesi. Aynı kelimeler metreslere, madigudiler, manitalara... söyleniyor. Beterin beteri ise aynı kelimelerle çocuklara da hitap edilmesidir!?. Ben bunun içerisinden nasıl çıkılacağını bilemiyorum…

 

Adam yada kadın metresine, manitasına, flörtüne, madigudisine, kapatmasına, kırığına, takıntısına telefonda yada birtlikteyken: ““kızım, annem, ablam, lan oğlum, yavrum, aşkım, sevgilim, gülüm, melegim, fıstık, bitanem, canım, artist...vb.” diye hitap hitap ediyor. Sonra eşi ile konuşurken: “kızım, annem, ablam, lan oğlum, yavrum, aşkım, sevgilim, gülüm, melegim, fıstık, bitanem, canım, artist...vb.” diye hitap ediyor. Sonrada da üç beş yaşındaki çocuğuna: “kızım, annem, ablam, lan oğlum, yavrum, aşkım, sevgilim, gülüm, melegim, fıstık, bitanem, canım, artist...vb.” diye hitap hitap ediyor.  

 

Hele birde cabası: Çocuğa ve diğerine annesi isen annem, dayısı ise dayım, amcası ise amcam, teyzesi, halası ise teyze, hala, abisi isen abisi,

 

Pes vallahi! Bu neyin kafası abi?... çıldırmamak elde değil vallahi. Bu dünyada olup bitenden bihaber çocuk anne ve babasınında birbirlerine:“kızım, annem, ablam, lan oğlum, yavrum, aşkım, sevgilim, gülüm, melegim, fıstık, bitanem, canım, artist...vb.” diye hitap hitap ettiklerini, sonrada kendisine dönüp bunu tekrarladıklarını görünce bunu nasıl anlamladıracak? Gün olacak çocuk büyüyecek. Sonrada abi ve ablaların da yasak ilişkilerinde bu dili kullandıklarını görecek… Bunun sonucunda ya çocuğun giderek dünyası allak bullak olacak, yada kendiside içi boşaltılmış bu sahte sözcükler gibi, sante, yapmacık ve iki yüzlü, riyakar insanlara dönüşecek.

 

Aşk, sevgi, sevgili ve dostluğun ne demek olduğunu bilememek; bunların hakkını verememek; söz, niyet ile ameli, fiili birleştirememenin acziyetini kamufle etmek, maskelemek için mi acaba bu kavramları yerli yersiz kullanıyor, pelesenk ediyoruz?

 

Biz büyüdük, kirlendi dünya! Dünyayı kirlendiren biziz. Önce söz. Sözümüze özen gösterelim.



 

Bir kısım hanım ise gittikleri evde, ev içerisinde giyilecek terliği kendi evinden getirip, misafir olduğu evde giyip tekrar götürüyor. Bu ne iştir diye bir bilene sordum? O, bu da neki şimdi dışarıda giyilecek topuklu ayakkabıları dahi poşetle getiriyor ve misafir olduğu evde onaları giyip, giderkende tekrar poşetleyip götürüyorlar. Artık bu böyle dendi… Bu gözlemimi yorumsuz geçiyorum.

 


 

Bir erkek berberine “Kuaför yazıyordu tabelasında,” tıraş olurken aynada salonun geri planı gözüküyordu. Birden geride duvar dibinde, en az dış çapı 30x40 cm’lik birbirine bitişik, üzeri numaralı 25 yada 45 numaraya kadar olan yanyana anahtarlı numaralı dolaplar gördüm. Bu biraz dikkatimi meşgul etti ve bunlara bir anlam veremedim. Sordum bunlar nedir diye? Genç berber, abi bunlar müşterilerimin dolabı dedi. Bir suskunluk anı daha yaşadım. Merakımı bastıramadım tekrar sordum. Berber, müsterilerimin kendilerine özel, traş ve bakım mal ve malzemeleri olduğunu söyledi. Havlu, çarşaf, traş bıçağı, makası, kremi ve kokuları vb…

 

Bunu yazma gerekçem, Almanya’daki berberlik yapan arkadaşlarımıza belki bir katkı sağlama içindir. Nasıl? İnsanlar her yerde ve şeyde özel, ayrı ve üstün bir özelliğe sahip olmak ister. O anahtarlı küçük dolaplarından bahsedildiği gibi özel traş mal ve malzemeleri olan insanlar kendilerini ayrıcalıklı hisseder ve o berberin daimi müşterisi olabilirler.

Şu söze herkes tav olabilir: “Ben her yerde traş olmam, flan berberde bütün malzemelerim var. Başkalarından bir şey bulaşma endişem yok. Herşey temiz ve benim, gibi”

 


 


Birkaç gözlemim daha var. Bunları da yazarsan okunma oranını iyice azaltmış olcağım. İlaveten benim yaşam deneyimimdir. Bidiğimi sandığım bir konuda bir sey söylemek istiyorum... Sonra o konuya dair başka bir bilgi öğrendiğimde, söyleyeceklerimi biraz daha temellendirmem gerekmekte diye erteliyorum. Yazmak istediğim son konu ile ilgili olarak bir filozof ve bir psikiyatrisin söylediklerini görünce, bu konuyu yukarıdaki gerekçe ile erteledim.



  |  Bu haber 3138 defa okunmuştur.

Antalya  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Başsağlığı: Vahab AYDOĞAN'ı Kaybettik

Başsağlığı: Vahab AYDOĞAN'ı Kaybettik Başsağlığı: Vahab AYDOĞAN'ı Kaybettik

Antalya Ziyareti 24 Eylül - 04 Ekim 2017

Antalya Ziyareti 24 Eylül - 04 Ekim 2017 Antalya Ziyareti 24 Eylül - 04 Ekim 2017

Mer. Battal YILMAZ'In Kırkı - Almanya Ober-Ramstadt

Mer. Battal YILMAZ'In Kırkı - Almanya Ober-Ramstadt Mer. Battal YILMAZ'In Kırkı - Almanya Ober-Ramstadt

BİR YOLCULUK KOMEDİSİ - Antalya

BİR YOLCULUK KOMEDİSİ - Antalya BİR YOLCULUK KOMEDİSİ - Antalya

Antalya Gezisi ve Abdal Musa Dergahında Lokma...

Antalya Gezisi ve Abdal Musa Dergahında Lokma... Antalya Gezisi ve Abdal Musa Dergahında Lokma...

Yeşim ile Galip ÖZACAR'ın Kına Düğünü - Malatya Fethiye

Yeşim ile Galip ÖZACAR'ın Kına Düğünü - Malatya Fethiye Yeşim ile Galip ÖZACAR'ın Kına Düğünü - Malatya Fethiye

Sevtap ile Yusuf ÖZACAR'ın Düğün Kartı... Antalya

Sevtap ile Yusuf ÖZACAR'ın Düğün Kartı... Antalya Sevtap ile Yusuf ÖZACAR'ın Düğün Kartı... Antalya

Antalya Gezisi - Aralık 2014

Antalya Gezisi  -  Aralık 2014 Antalya Gezisi - Aralık 2014

Cansu FIRAT'ın Sözü - Antalya / 2014-12-21

Cansu FIRAT'ın Sözü - Antalya / 2014-12-21 Cansu FIRAT'ın Sözü - Antalya / 2014-12-21

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Kış Manzaraları - 08/01/2018 - Malatya Fethiye
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2020

2005 &  2020
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:2920

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:2660

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:2516

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:12332

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.