AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
BİR YOLCULUK KOMEDİSİ - AntalyaTarih 20 Ocak 2017, 11:06 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

BİR YOLCULUK KOMEDİSİ - Antalya


BİR YOLCULUK KOMEDİSİ


Geçen hafta. Ülkede kar ve tipinin yoğun oldugu günler.  Beydağı Otobüs ile Altalyaya gidiyorum.  Ülke genelinde, özellikle doğuya dair yoğun kar yağışı haberleri alıyoruz medyadan ve metorolojiden…  Akşam 19.00 civarında Malatya’dan çıkarken hava durumu iyi. Gece Akçadağ civarında dahi otobüste ki termometre dışarının sıcaklığını 5­­-6 derece olduğunu gösteriyor.


Darende’ye kadar yollar ve hava iyi biraz serinlemekle birlikte; fakat genel durum iyi. Gürün’e yaklaştıkça kar yoğunlaştı, derken tipiye tutulduk. Güründe polis ve kara yolları Kayseri yolunu kapatmış, gelenleri Sivas üzeri gönderiyor. Sivas’a kadar yerlerde karlar dans ediyor, sanki bulutların içerisinde gidiyoruz.  Derken Kayseri ve oradan da Konya’ya kadar kar tipi…


Seydişehir’e gelince falanca yol kapalı denildi, İsparta üzeri olan yola sapıldı. İsparta çıkışına yaklaşıldığında falanca yol kapalı, Burdur üzeri gideceğiz dendi. Kar tipiden dolayı zaten belli bir sürati aşmayan otobüs, neredeyse şehir içinde gider gibi gidiyor. Böylelikle yol uzadıkça uzuyor. Bu da bir stres yaratıyor bende. 


Yola çıkarken Gülender le - Gülender benden 25 gün önce Antalya’ya gelmiş olduğundan,- görüşmemizde yarin kahvaltıyı orada, Antalya’da yapacağım diye sözleşmiştik. Beni bekliyorlar, kahvaltıya... Bende Malatya’dan çıkmadan akşam yemeğini yedim. Yola çıkmadan da yolda yiyebilmek için bir şeyler alayım, yolda hoşuma giden meyvelerden alır gece yerim. Böylelikle yolda mola verilen yerlerde olan lokantalardaki “içime sinmeyen” yemekleri yememiş ve kendi götürdüğümü ve hafif olsun diye de meyve yemiş olurum gibi planlamıştım durumu. Fakat planımız işlemedi.


Yanıma almak istediğim yiyeceği alamadım. İlk mola Darende de verildi. Akşam yediğim için zaten canım yemek yemek istemedi. Meyve alayım dedim. Gittim. Bir kasa solmuş elma ve bir kasa solmuş portakal var. Bende zaten canım istemiyor şimdi,bir sonraki molada nasıl olsa alırım dedim, çay içtim. Bir sonraki mola Gürün oldu. Kar tipi içerisinde vardık oraya.Oranın marketini de gezdim. Meyve yok. Yine çay  içtim. Buradan çıktık, gece 03’30 civarında sanırım Kayseri - Konya arasında bir yerde mola verdik… Burası neresi hatırlamıyorum? Benim hatırladıklarım kar tipi, gecikmiş bir seyahat ve yemek konusundaki hayal kırıklığı ve uyku sersemliği…


Tabir yerindeyse kurt gibi acıkmıştım. Antalya’da ki kahvaltı hayalimiz sekteye uğramıştı... Kar ve tipi yüzünden. Bu mola yerinde güzel bir kahvaltı yapmaya karar verdim. Lavaboya gittim, markette bir tur attım derken mola süresinin birazını da burada harcadım. Hızla Yemek salonuna girdim. Büfenin önünden boydan boya yemeklere baktım. Özellikle kahvaltılara… Buzdolabının önünden geçerken dolabın içerisinde birer tepsilere birer porsiyonluk kahvaltıların dizilmiş olduğunu gördüm. Bunlarda kuş yese doymaz türünden.


Hızla bir tur daha atarken mutfağın yan tarafında “sota” bir oda gördüm, 3x5 metre kare boyutunda. İçerisinde birileri kahvaltı yapıyor. Bende hemen “o ayrı bölmeye” girdim. İçeride altı masa var. Masalar boydan boya envai çeşit kahvaltılıklar ile dolu. Ekmek de var, çeşitli poğaçalar, simitler vb. de var. Bende girip bir yere oturdum. Baktım ki o masada poğaça filan bitmiş. Oradan kalktım daha gösterişli olan bir masaya oturdum. Poğaça, simit vb. bol bu masada. Garsona bir çay dedim. Ve hızla yemeye başladım. Kafam meşgul. Midedeki boşluk, kar tipinin yolculuğu geciktirmesi, Antalya da kahvaltı rüyasının suya düşmesi vb vesilelerle. Birinci bardağın dibinde bir bardak çay varken, garsona işaret ettim. İkinci çayı indirdi.


Yerken arada bir etrafıma bakıyorum. Bir bakışta fark ettim ki bu odadakilerin hepsi erkek… İlaveten düzgün giyimli çoğu. Telaşla yerken bir başka bakışımda, karşımdakinin kravatlı olduğunu fark ettim. “Allah Allah diyorum-içimden,” aceleyle yerken. “Ben kravatı belediyedeki askıya asarım, akşam çıkarken. Sabahleyin de geldiğimde odamdaki askıdan alıp takarım. Bazıları ise öyle meraklı ki, gecenin 03:30 – 04:00’ünde takım giyip, kravat takıyor. Hiç şaşmam bunları kravat ve takımla dahi yatağa girdiklerini görsem,” diye geçiriyorum, içimden.


Yemeğin bir aşamasında, iş arkadaşım Sonay’ın bana, “Aliseydi abi, takımla mı gideceksin Antalya’ya, spor giymeyecek misin” dediğini hatırladım. Etrafımdakilerin düzgün giydiğini ve kravatlı olduğunu görünce: “Bak diyorum, (bir de Sonay bana çok bilmişlik taslıyor)düzgün giyinmenin önemi nasıl kendini belli ediyor. Garsonlar özel bir ilgi gösteriyorlar, böyle giymişlere. Benim de kıyafetimde biraz düzgün. Ondan bana da böyle özel muamele ediyorlar, herhalde” diye düşünüyorum. Masalar dolu. Garsonlar başında. Masalarda kuş sütü eksik, diyorum. Muameleyi görünce  “keşke üzerimde birde kravat olsaydı! Gelirken kravatta mı taksam ne etsem” diye geçiriyorum, içimden.


Kahvaltı yaparken bir süre sonra da baktım ki bu odada bulunanlar, bir yere ilk gelmiş olmanın garipliğini ve yabancılığını göstermiyor, buraların müdavimi gibi kendilerine güvenle bakan bir eda içerisindeler… Bu duruma da anlam veremedim.


Dışarıda beş altı otobüs var. Arada bir anons yapılıyor. Şuradan şuraya giden falanca Seyahatin yolcuları, otobüsünüz kalkıyor diye. Sonunda, ben üçüncü çayı isterken bizim seyahatin anonsu da yapıldı. Garson çayı indirirken ben ayağa kalktım. Çay kalsın dedim. Fakat garson yine de üçüncü çayı indirdi – siz gitmeden otobüs kalmaz- der gibi yüzüme bakarak. Ben ise üçüncü çayı da içmek istiyorum bir yandan, diğer yandan ise otobüsü kaçırma endişesi taşıyorum.  Çayı ayakta karıştırıp içerken kapı doğru yönelince, odadakilerin hiç birinin “bu anonsu tınmadığını” fark ettim. Aniden ayağa kalkınca biriyle göz göze geldim. Onun bana garip birine bakar gibi baktığını fark edince: “Ula, yoksa yanlışlıkla derin devletin adamlarının bulunduğu özel bir odaya mı” girdim diye düşündüm.


Odanın kapısından çıkan garsonun peşine doğru yürürken cüzdanımı çıkardım. Borcumuz ne derken en önemli ve en komik soruyu sorduğumu anladım... “Bütün masalar boydan boya kahvaltılık dizili, garson benim ne kadar yediğimi nasıl bilip te hesabı öyle çıkaracak?” gibi bir soruya ise yanıt bulamadım.

Siz bu durumda nasıl hesap çıkarırdınız? Bir cevabınız var mı? Benim de bir cevabım yoktu!..


Bu komedi nasıl bitti? Merak ediyorsunuz değil mi?  Bu “Halil İbrahim Sofrası”nın Faturası bana kaça mal oldu? İnanması güç ama koca bir “0” sıfır… 


Ben elimde cüzdanımla özel odadan, garsonun peşi sıra yolcuların yemek yediği odaya çıkınca salonda benden başkasının kalmamış olduğunu gördüm. Garsonda “ne hesabı abi,” der gibi yüzüme bir bakıp, arkasını dönüp gitti ve gözden kayboldu. Ben de korka korka - garsonun peşim sıra abi hesabı... diyen sesi kulaklarımda çınlatan evhamı ile - salondan çıkıp ve otobüse bindim. 


Altı numaralı koltukta oturduğumdan otobüse binenleri görebiliyordum. Yolculardan on dakika sonra otobüse binen göbekli, sıska, mavi takım ve kravatlı - kahvaltı yaparken benim karşımda oturan- adamın otobüsün şoför koltuğuna oturduğunu görünce, “bir yolculuk komedisi çözülmüş oldu.”



Not: Bilmeyenler için söylüyorum. Otobüs sahipleri, şoförleri, muavinler ile misafirleri mola yerlerinde bedava yer içerler. Dileyen bir miktar garsona bahşiş verir. Bende bu taifenin bulunduğu odaya  gidip özel muamele görmüşüm, fark etmeden.


> Fotoğrafa makinesinin objektifini tamir için Yusuf ALTUN arkadaşımla gönderdim. Yusuf Avadisle servise göndermiş. Servis bant yapıştırılmış, garanti kapsamından çıkar bu haliyle demiş ücret istemiş. Yusuf'ta yeni bir objektif alalım dedi. Savaş BICAKCIOĞLU'na bende üç seçenekli bir liste gönderdim. Yani burada ki resimleri çekmemiz bu objektifin olmamasından dolayı zor oldu. Bir kısmını tlf ile çektim.


Bir kaç resimden oluşan albümü yukarıya ekledim. Olabilecek resimleri de bu albüme ilave edeceğim. Aybaşına Fehiye'deyim.


  |  Bu haber 4048 defa okunmuştur.

Antalya  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Antalya Ziyareti 24 Eylül - 04 Ekim 2017

Antalya Ziyareti 24 Eylül - 04 Ekim 2017 Antalya Ziyareti 24 Eylül - 04 Ekim 2017

Mer. Battal YILMAZ'In Kırkı - Almanya Ober-Ramstadt

Mer. Battal YILMAZ'In Kırkı - Almanya Ober-Ramstadt Mer. Battal YILMAZ'In Kırkı - Almanya Ober-Ramstadt

Antalya Gezisi ve Abdal Musa Dergahında Lokma...

Antalya Gezisi ve Abdal Musa Dergahında Lokma... Antalya Gezisi ve Abdal Musa Dergahında Lokma...

Yeşim ile Galip ÖZACAR'ın Kına Düğünü - Malatya Fethiye

Yeşim ile Galip ÖZACAR'ın Kına Düğünü - Malatya Fethiye Yeşim ile Galip ÖZACAR'ın Kına Düğünü - Malatya Fethiye

Sevtap ile Yusuf ÖZACAR'ın Düğün Kartı... Antalya

Sevtap ile Yusuf ÖZACAR'ın Düğün Kartı... Antalya Sevtap ile Yusuf ÖZACAR'ın Düğün Kartı... Antalya

Antalya Gezisi - Aralık 2014

Antalya Gezisi  -  Aralık 2014 Antalya Gezisi - Aralık 2014

Cansu FIRAT'ın Sözü - Antalya / 2014-12-21

Cansu FIRAT'ın Sözü - Antalya / 2014-12-21 Cansu FIRAT'ın Sözü - Antalya / 2014-12-21

Galip ÖZACAR ile Yeşim YILMAZ'ın Nikahı ve Fatoş ile Hüseyin YILMAZ'ın Nişanı - Antalya - 2014-12-23

Galip ÖZACAR ile Yeşim YILMAZ'ın Nikahı ve Fatoş ile Hüseyin YILMAZ'ın Nişanı - Antalya  - 2014-12-23 Galip ÖZACAR ile Yeşim YILMAZ'ın Nikahı ve Fatoş ile Hüseyin YILMAZ'ın Nişanı - Antalya - 2014-12-23

Mer. Necati SEVİM'in Senesi - Antalya Türkiye

Mer. Necati SEVİM'in Senesi - Antalya Türkiye Mer. Necati SEVİM'in Senesi - Antalya Türkiye

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…



DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Gazap Üzümleri ve Dinle Küçük Adam
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Öz eleştiri' mi, yoksa takkiye mi?
Bende Varım Bende Varım
Bende varım!..
Hasan ÇEVİKER Hasan ÇEVİKER
Gücün yetiyorsa gelde al.
Yusuf ASLAN Yusuf ASLAN
YUSUF ASLAN'IN 3. KİTABI
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
Seyit Cağlar: Duyuru…

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 14
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375






FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2014


                        2005 &  2017

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:9020

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 5 - BİTLİS'TE BEŞ MİNARE - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 5 - Bİ

İzlenme:7158

   
  23 Nisan Bayramı 2013 - Malatya Fethiye (11)
 

23 Nisan Bayramı 201

İzlenme:9848

   
  23 Nisan Bayramı 2013 - Malatya Fethiye (1)
 

23 Nisan Bayramı 201

İzlenme:8352

   

Ayın Şiiri

Görebiliyorsan, Dokunabiliyorsan, Nefes alabiliyorsan, Yürüyebiliyorsan, Ne mutlu sana! Elinde olmayanları söyleme bana Elinde olanlardan bahset can!… Üzülme! Geceler hep kimsesiz mi geçecek? Gidenler dönmeyecek mi? Yitirdiğin her ne ise Bir bakarsın yağmurlu bir gecede Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış Bil ki Güzellikler de var bu hayatta Gel git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin? “Hüzün olgunlaştırır” “Kaybetmek sabrı öğretir” Şimdilerde bol bol dua et Hasat yakındır can! Kaderini sev! Varsa kederini de sev! Üzülme hastalıklarına Gör, hangi günahlarına kefaret olacak Terk edildin diye de üzülme Demek ki sevebilecek bir yüreğin var Geçmişi unut, hiç yaşanmamış gibi davran Buluttan nem kapma! Döküver kirpiklerinden sonbaharı Bir gün ama bir gün mutlu tebessümlerle kol kola gireceksin Koklayacaksın yağmur sonrası toprakları Yükleyeceksin ruhunu kelebek kanadına Uçacaksın semalara sevdiklerinle can! Kim demiş ebemkuşağı yedi renk? Bakmakla görmek arasındaki farkı çözdüğünde Anlayacaksın ne demek istediğimi can! Sana tanınan süre üzülmeye değecek kadar uzun değil Herkes gibi sende sonsuzluğa gün gelip kanat çırpacaksın Hayatın telaşından insan pek farkında olmuyor ama Kum saati alta doğru hızla akıp gidiyor Henüz aşılmamış çok yolların var Hiç mi güzellik yaşamadın? Ufacık bir hatırımda mı yok yanında? Hayatın ellerini bırakma! Küsme! Hadi mavilerini giyin çık dışarı! Denizle cilveleşen martılar gibi hayata kur yap! Yitirdiğin güneş için sevda türküleri söylemeye devam et! Ölümlüde olsa hayat, ölümsüz bakışlarla bak! Kaçmakla kurtulamazsın ki; Yalnızlıktan, hüzünlerden, hayattan Ayakta kalman gerek, yaşaman gereken can! Hayat senide içinde görmek istiyor Hadi yaklaş! Unutma ki “Yapmadıklarının kazası yok!” Ve yine unutma ki “Aydınlık geceye hiçbir zaman yenik düşmedi” can!   Hz. Mevlana Celaleddin-i Rûmi        
Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.