AKTÜEL TARİHÇE EBRULİ ALMANYA ANTALYA DÜĞÜNLER OKUL DUYURU BAŞSAĞLIĞI ÖZEL HABER
Kalu Bela, Elest Bezmi ile Ölüm Taziye üzerine birkaç sözTarih 07 Eylül 2026, 09:48 Editör: Editör Aliseydi SEVİM

Kalu Bela, Elest Bezmi ile Ölüm Taziye üzerine birkaç söz

 Kalu Bela, Elest Bezmi ile Ölüm Taziye üzerine birkaç söz



Bir insan öldüğünde genellik şu deyimler kullanılır: Vefat Etti, Öldü, Geçindi, Sır Oldu, Göçtü, Ruhunu teslim etti, Can Verdi, Hakka Yürüdü, Hakka Döndü, Hayata Gözlerini kapadı, Hayatını Kaybeti, Rahmete kavuştu, … Kaybettik…


Vefat etmek ne demek? “Arapça √wfy kökünden gelen wafā(t) وفاة “ölüm” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça wafā وفا “sözünü tuttu, borcunu ödedi, görevini yerine getirdi, (mecazi) öldü” fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.” 


Müteveffa: Arapça √wfy kökünden gelen mutawaffā متوفَّى “borcunu ödeyen, vefat eden” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça wafā وفا “borcunu ödedi, öldü” fiilinin mutafaˁˁal vezninde V. edilgen fiil sıfatıdır. 


Fark edeceğiniz gibi, bu deyim, vefa, sadakat ve sözünde durmakla yakın ilişkilidir. Bu böyleyse kime yada kimlere verilen sözün, onunla yapılan akitin, tutulması, bu ahde vefa, sadakat… gibi sorular geliyor insanın aklına? Demek ki, biri biri ile sözleşmiş, birbirine söz vermiş olmalı ki, ahde(akit'e) vefanın gereği olarak sözünü tutmuş, borcunu ödemiş ve bu vesile ile de “sözleşmede” sonlanmış, bir bakım “ölmüş - bitmiş” olsun? Bu tür deyimler kanımca -daha çok- dinin, dolayısıyla inancın konusudur? O halde bunun cevabını din, inanç alanında arayacağız.


Ünlüdür: “Bezm-i Elest” kavramı. Konunun cevabı bu alanda aranacaktır. Bezm-i Elest, A'râf Suresi:172’den esinlenir. A'râf Suresi:172 - “Rabbin Âdemoğulları’ndan -onların sırtlarından- zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkındaki şu sözleşmeye şahit tutmuştu: Ben sizin rabbiniz değil miyim? “Elbette öyle! Tanıklık ederiz” dediler. Böyle yaptık ki kıyamet gününde, “Bizim bundan haberimiz yoktu” demeyesiniz;” 

Bezm-i Elest yukarıdaki Ayete dayanır.


Elest Bezmi, Allah ile insan ruhları arasında ezelde gerçekleştiğine inanılan ve ruhların Allah’a “Evet” diyerek tasdik ettiği ezelî(ve ebedi) sözleşmeyi ifade eder.


Allah, insan zürriyetinden(ezelden ebediyete kadar) olan ve olacak olan insan ruhlarını toplamış, ( buna Bezmi Elest, ezelde yapılan(Allah ile adem ruhlarının toplandığı ilk Mecliste denir) ve bu mecliste bu insan ruhlarına “Elestü bi rabbiküm,” demiş, bu insan ruhlarıda: “kālû belâ” diye cevap vermişler, Allah’a. Bunun Türkçesi: “Ben sizin rabbiniz değil miyim?” sorusuna, “Elbette öyle! Tanıklık ederiz” demiştir insan-ruhlar.


Böylece adem, Allah’a “sen benim İlahım, bende senin kulunum,” demiş ve buna söz vermiş olur. Böyle olunca İlahın yap, sevaptır, farzdır vb. dedikleri yapma, yapma diye yasakladıklarını yapmamak gibi bir yükümlülük altına da girmiş olur insan. Bir başka açıdan ise belâ’lı bir sorumluluk, sıkıntılı, zor bir görev ve bir tür sınav sürecidir de bu akit.


Böyle olunca Takdir İlahinin konumuzla alakalı bir başka emrini hatırlamamız gerekir. Bakara Suresinin 156. ayetinde geçen “İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn / Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve muhakkak ki ona döneceğiz.”  Tâ-Hâ Suresi 55. Ayet : Sizi yerden (topraktan) yarattık, yine (ölümünüzden sonra) ona döndüreceğiz. Büyük müfessirlere saygısızlık etmeden, Bu Ayet ve Sure’ler için birkaç söz etmek istiyorum.


Emri Hak vaki olunca, Vefat ederiz. Elest Bezminde verdiğimiz söze, yaptığımız akit'e, başka bir deyimle “ahde vefa” eder, sözümüzü tutar, ona ait olanı, tenimizi toprağa, ruhumuzu Hakk’a iade, teslim eder ve borcumuzu öderiz. Borcun ödenmesi bu (konuya dair) akitin sonlanması, yanı geçerliliğini yitirmesi, ölmesi demektir bu. Toprağa vermeye “sırlama”da denir. Böylece beden ayan beyan olmaktan çıkar ve sır, görünmez olur. Ölümün gerçekleştiği ilk anda insan, “Hayata gözlerini kapar, hayatını Kabeder, Canını verir, Ruhunu Hakk’a teslim eder, (ruhen)Hakk’a Döner, Aramızdan ayrılır ve Hakka yürür, Rahmete kavuşur…”


Ölene “rahmetli” de deriz. “Rahmetli” yada “Rahmete kavuştu” derken ne kastedilir? Rahman ve Rahim Allahın Esmaül Hüsna, güzel adlarından ikisidir.Özet başlık olarak bu iki kelime şöyledir. Rahmân: Dünyadaki bütün yaratılmışlara merhamet eden, şefkat gösteren ve ihsanda bulunan. Rahîm: Ahirette sadece müminlere sonsuz ikram, lütuf ve merhamette bulunan. Yani, Rahim, esas itibariyle bu dünyadan çok öte dünyaya-ahiret- ait, yani “Rahmetli” diye anılacak bu dünyada yaşamayan, ölmüş olana dairdir. Rahman ve Rahim de  aynı anlamları içerir, bir farkla. Esirgeme, bağışlama, koruma, kollama, şefkat ve merhamet etme ve bereket, dolayısıyla bolluk… anlamlarına gelir. Rahim, öte dünyadaki müminlere, Rahman ise bu dünyada yaşayan bütün insanlar ile yaratılmışlara hitap eder.


Taziye için söylenen sözler


Merhum ve Rahmetli, merhamet edilen, rahmete kavuşmuş, gani olmuş, Allah tarafından korunan kollanan… olarak ölen kişi kasdedilir. “Mekanı cennet olsun yada cennet mekan.” Bu sözle inancın(İslami çevrenin) bahsettiği ahiretteki iyi, huzurlu ve mutlu hayatın yaşandığı yer kast edilir.” Nur içinde yatsın.” Nur da (İslami çevrenin) kullandığı bir deyimdir, yeni uydurulan, dini camianın terminolojisini yadsıyan(seküler) çevrelerin kullandığı: “Işıklar(yada yıldızlar) içerisinde yatsın, uyusun,” aynı şeyin farklı kelimeler ile ifadesidir.


“Nur’un Etimolojisi: Arapça √nwr kökünden gelen fuˁl vezninde masdar olan nūr نور “ışık, aydınlık” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice-Süryanice nūr veya nūrā נוּר “ateş” sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice-Süryanice sözcük Akatça aynı anlama gelen nūru veya nīru sözcüğü ile eş kökenlidir.” Nur ve ışığın etimolojik kökenini verdik fakat olay yalnızca masdar kök ve eklerden ibaret değil. Terim ve deyimlerin, sosyolojik, dini ve ideolojik boyutlarıda vardır. Dini açıdan ışık, nur ve nar Tanrısal ışığı ve ateşi yansıtır. Güneşte bir yıldızdır, ondanda ışık ve ateş(ısı) yansır ve bu ışık ile ısı dünyadaki hayatın varlık sebebidir. Tanrının ışığı da insan ve tabiat için böyle kabul edilir.


Bütün bu taziye mesajlarının özü, sevgiyle anılan ölüler için söylenen sözler, kimi zaman dilek ve temenniler, kimi zamansa duadır. Dua yardıma çağırma ve Tanrıya yakarış dır.


Bir üstadın şöyle bir sözü var. “Toplumcular( özellikle sosyalist ve komünistler) ölüm ve aşk hakkında konuşamazlar. Çünkü toplumlar ölmez ve aşık olmaz.” Kanımca düşüncelerinin en sığ, en yufka olduğu alanda buralar. Bu sebepten “aşk ile ölüme” dair söyledikleri çelişik, eğreti ve yüzeyseldir. Öyle mi, değil mi bir bakalım.


Düşünce tarihinin büyükleri, insanlık için din mi önce başlamıştır, düşünce mi? sorusuna, önce din, inanç başlamıştır, belli bir gelişme evresinden sonra önce tasavvufi yorum, sonrada felsefe, düşünce başlamıştır derler.


İş te bu sebepten dolayı, ölüme dair olan bütün sözler din temellidir. Ölüme dair olan seküler görünümlü sözlerin içerisinde de bu dini terminoloji karışıktır. Bu karışıklık, sekülerleri çelişik durumlara düşürür. Mesela: “Işıklar yada yıldızlar içinde yatsın, uyusun,” der sekülerler. Ölüm, çözülme, bozulma, çürüme yok olma, farklı suretlerde ve isimlerde madde, ısı, dolayısıyla biyokimyasal dönüşme ve ahireti yok sayma ise “yatıp uyunacak yer” neresidir? Yada Hakk’a uğurlama- yürüme… Hakk yoksa kime yada nereye uğurluyor, yürütüyorsun? İnancı, dolayısıyla dini yok sayınca “Işıklar ya da Yıldızlar” içinde uyusun tabiri cesedin elektrik, lamba, mum, çakmak, çıra, kibrit ve bilumum ışıklarla yada mehtapta uyumasına gönderme yapılıyor manasını akla getirir.  Bu soruları cevaplayamazlar, sekülerler.(Sakın kaçak dövüşüp ben ateist yada deistim deyip yan yollara kaçmayın. Ateist yada deist olmak, bir üstadın deyişi ile öyle çoluk çocuğa göre bir iş değil. Oldukça derindir. Konu dışına çıkmamak için burada açmıyorum. )

Kanımca, ölüm ve defin süreci ile ölene dair söylenen sözler, dilek, temenni ve duaların “gerçek ve doğruluğuna” değil, “gerçek ve doğru görünmesi” ile “ümit ve teselli verici, rahatlatıcı” olup olmadığına bakılmalı. 


İnsanın en temel ihtiyacı “güvenlik duygusudur.” Din ise buna, bir başlangıç, bir orta ve son belirleyerek insana anlam duygusu verir. Nereden geliyoruz, şu an yaşadığımız dünyadaki görevimiz ne ve sonunda gideceğimiz ebedi hayat neresi? İki dünyanın da hakimi, Rahman ve Rahim olan (Kadir-i mutlak ve Kadir-i alem olan)bir Allah var. Siz buna inanın,buna güvenin, buna göre yaşayın sonuç hayırlı olacaktır. İşte sana güvenlik duygusu, husuz hissiyatı, korunup kollanma ümidi ve sıkıntılar karşısında bir teselli dayanağı.


Dücane Cündioğlu, “Din ısıtır, düşünce üşütür. Felsefe güz güneşi gibidir aydınlatır ama ısıtmaz,” der. Kanımca insanın zihinsel gelişim sürecinde din, özellikle ilkel dinler insanlığın bebeklikten çocukluk aşamasına, tek tanrılı semavi dinler çocukluktan ergenlik, ergenlikten erginlik dönemine kadarki süreçte tasavvuf, mistisizm ve bundan öteside de felsefi düşünüş aşamasına karşılık gelir. Felsefe öncesi dönem, muhayyile ile hayatı anlama ve anlamlandırma dönemi, felsefe ise akıl ile bunu yapmaya çalışır. Din anlam verir, bilim açıklar, felsefe ise hem anlam verir hem açıklar. Fark edileceği gibi felsefenin ana referansları din ve bilimdir, fakat (aklı kullanarak) bunları aşan özgün anlamlar verir ve açıklamalar yapar. Bahsettiğimiz aşamalar, kişilere göre değişmekle birlikte iç içe, üst üstedir de. Yani, inaç, ruh, hissiyat ile akıl, düşünce iç içe ve farklı bileşikler halinde insan bünyesine nüfus etmiştir. Böyle dediğimizde dinin şeriat makamı aşamasını geçip tarikat ile hakikat aşamasına doğru bir yolculuk gerekli. Marifet ise daha öte bir merhale. Moder bilimlerde bu alan nöropskiyarın alanıdır. Felsefenin alanıdır. Bu derinleşme bilinç ve bilinçdışı gibi kavramları zorunlu olarak gündeme getirir.

Bilinç ve bilinç dışına dair bir örnekle yazımızı sonlandıralım. Kişi, avrupa yada ülkemizin metropollerinde yaşıyor, adam kravat ve takımlı, kadın, kız dizüstü etekli, japone kollu, sarışın, kuaför ve kozmetiğe özel bir bütçe ayırıyor, evinde kullandıkları beyaz ve kahverengi eşyadan kapısının önündeki otomobile kadar her biri farklı bir dünya markası, aynı avm den alışveriş yapıyorlar, onlar(avrupalılar)ın kullandığı temel tüketim maddelerinden alıyor, onların gezdikleri yerlerde geziyor, yiyor, içiyor ve onlar gibi eğleniyor.


Yukarıda basit portresini çizdiğimiz kişilerden biri, avrupa'dan ülkemize geliyorlar, vefat eden aile büyüğünün taziye yemeğinde illede bir imamın tilavet ve fatiha okuması için ve her yıl geldiğinde bu büyüğünün mezarının başında hocanın(yada dedenin) dua okunmasına özel bir önem veriyor. Bu eksik olsa herşey eksik olacak ruh hali içinde.


Bu “avrupai giyimli erkek” evde oturuyor, evin temizlik işlerini, çamaşır bulaşık ve yemek işlerini ve sofranın kurulup kaldırılmasını “bu avrupai kılıklı dizüstü etekli, japone kollu, sarışın, kuaför ve kozmetiğe özel bir bütçe ayıran hanımlar” yapıyor. Daha da ilginc olanı kadında, erkekte bu durumu sorgulamıyor. Kadında erkekte çalışıyor, fakat hala “ ailenin reisi erkektir” geleneksel yasa gereği, kadının da maaşını erkek alıyor yada belirleyici olarak kontrol ediyor.  Gerekli gördüğünde adam, eşini ve çocuğunu dövüyor, kadında gücü yetse kocasını dövecek, onu dövemediği için kızınca çocuğunu dövüyor yada onlara sövüyor.


Ez cümle. Yani muasırlaşmayı, batılılar gibi giyim, kuşam, yeme, içme ve eğlence sanıyoruz. Bu bilincimize, görünen yüzümüze dair örnektir, yukarıdaki birinci paragraf. İkinci paragraf ve devamındaki misal ise bilinçdışına, hakikatimize dairdir. Oysaki batı medeniyetinin ürettiklerini tüketmekle medeni olamayız. Çünkü batı medeniyeti bir zihniyet meselesidir. “Antrparantez, örneğin Fatih Erbakan'ın, Süleymancı Alihan Kuriş İn giyimine, kullandıkları lüks araçlara vb. bir bakın.”

Ankarada, İstanbulda, Antalyada yada avrupanın herhangi bir metropol başkentinde yaşayalım. Burada yaşayan herkes yirmibirinci yüzyılda yaşamıyor. Kimi 21.yy.da, kimi 22. yy.da kimisi ise hala ortaçağ zihniyeti ile bu yüzyılda(bedenen) yaşıyor. “Kalu Bela, Elest Bezmi ile Ölüm Taziye üzerine birkaç söz”ün geçerliliği bu yüzden. Çünkü, henüz çoğunluk bu aşamada gözüküyor.

     Birgün bu kültür, tarih kitaplarının tozlu sayfalarının konusu olacak ama henüz değil. Ne zaman? Yeni dünyanın, kuantum çağ’ın, aşağıda birkaçını verdiğim algoritmaları hakim oldukça. ATCG, CYBORG, NANOBİYONÖROTEKNOLOJİ, CRSISPT-CAS9, MORFİK REZONANS, HOLOGRAM,  HBMP, HCP, BMI, WBW, GBW, WEB.4.0, NESNELERİN İNTERNETİ, NEURALİNK, NÖROKUANTUM, POSTHUMAN,TRANSHUMAN,(AL) YAPAY ZEKA vb.

Aliseydi / Eylül 2026


         Not: Yola çıktığımız kıssaya gerçek olup olmadığına, ruhla ilgili konunun ruh göçü, reenkarnasyon, hulul, Yeni Platonculuk etkisi Politunus yada Platon’un ünlü İdealar… kavramları açısından bakmayın. Bu kıssadaki hisseye bakın. Bu ayet ve Sureler ile verilen mesajın, amacının ne olduğunu bakın. Bunlardaki hikmet ne? Bu daha iyi bir soru.

İlerde, zamanla bu kelime ve kavramlara tasavvufi ve felsefi açıdan bakıp, düşüncelerimi, parça parça, başlıklar ile “Başsağlığı Haberi” Sayfamızın altına linkler olarak ekleyeceğim. Yukarıdaki yorumumuzun düzeltilmesi gerektiği düşünülen yerleri varsa, örnek açıklamalar ile beni aydınlatmanızı isterim.




  |  Bu haber 1900 defa okunmuştur.

Başsağlığı  KATEGORİSİNDEN HABERLER

Başsağlığı: Kibriye YUMUK'u Kaybettik - Köln / ALMANYA

Başsağlığı: Kibriye YUMUK'u Kaybettik - Köln / ALMANYA Başsağlığı: Kibriye YUMUK'u Kaybettik - Köln / ALMANYA

Mer. Mehmet İsmet ALTUNOK'un Defin Süreci - Almanya / BERLİN

Mer. Mehmet İsmet ALTUNOK'un Defin Süreci - Almanya / BERLİN Mer. Mehmet İsmet ALTUNOK'un Defin Süreci - Almanya / BERLİN

DUYURU: İsmet ALTUNOK'un Defin Süreci - Berlin ALMANYA

DUYURU: İsmet ALTUNOK'un Defin Süreci - Berlin ALMANYA DUYURU: İsmet ALTUNOK'un Defin Süreci - Berlin ALMANYA

Mer. Şahin AYDOĞDU'nun Kırkı - Almanya

Mer. Şahin AYDOĞDU'nun Kırkı - Almanya Mer. Şahin AYDOĞDU'nun Kırkı - Almanya

Mer. Fadime (Fadoğ)İLHAN'ın Kırkı - Malatya

Mer. Fadime (Fadoğ)İLHAN'ın Kırkı - Malatya Mer. Fadime (Fadoğ)İLHAN'ın Kırkı - Malatya

Mer. Elif PEKTAŞ'ın Senei Devriyesi

Mer. Elif PEKTAŞ'ın Senei Devriyesi Mer. Elif PEKTAŞ'ın Senei Devriyesi

Mer. Aliseydi KIZILDERE'nin Defin Süreci ve Yemeği

Mer. Aliseydi KIZILDERE'nin Defin Süreci ve Yemeği Mer. Aliseydi KIZILDERE'nin Defin Süreci ve Yemeği

Başsağlığı: Aliseydi KIZILDERE'yi Kaybettik.

Başsağlığı: Aliseydi KIZILDERE'yi Kaybettik. Başsağlığı: Aliseydi KIZILDERE'yi Kaybettik.

Başsağlığı: İsmet ALTUNOK'u Kaybettik - Berlin / ALMANYA

Başsağlığı: İsmet ALTUNOK'u Kaybettik - Berlin / ALMANYA Başsağlığı: İsmet ALTUNOK'u Kaybettik - Berlin / ALMANYA

Fotoğraf Makinesi Kampanyası ( 2008-2012-2015 )

2008 – Ahmet ASLAN: 400 EURO

2008 – Diğer arkadaşlar: 600 EURO

2008 – Toplam: 1000 EURO

Bitti

2012 - Seyit  ÇAĞLAR : 30 Euro  

  2012 - Aliman SEVİM : 40 Euro

  2012 - Ali ASLAN : 10 Euro

  2012 - Hasan AĞKAYA : 20 Euro

  2012 - Ali ALTUNOK :20 Euro

  2012 - Ali İhsan GÜLER : 50 Euro

  2012 - Metin ÖKSÜZ : 30 Euro

  2012 - Naki ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Rıfat ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 - Hüseyin ÖKSÜZ : 50 Euro

  2012 -Murat İLHAN

           (Zeynal oğlu):50Euro

  2012 - Fatma İLHAN

           (Hasan Kızı):10 Euro

  2012 -Zeynep KORYÜREK:20 Euro

  2012 - Elif GÜN :10 Euro

  2012 - Piri İlhan

          (Minnet oğlu):30 Euro

  2012 - Hüseyin YILMAZ

         (Güldalı oğlu):30 Euro

  2012 - Turabi TEMİZ : 20 Euro

  2012 - Hikmet GÜLER : 40 Euro

  2012 - Hüseyin İLHAN

           (İbrahin oğlu):20 Euro

  2012 - Hasan ÇEVİKER : 10 Euro

  2012 - Zeynep GÖÇER : 20 Euro

  2012 - Necmettin ÖKSÜZ : 20 Euro

  2012 - Sultan AKKOYUN: 50 Euro

  2012 - Ali Ekber PEKTAŞ : 20 Euro  

  2012 - Yusuf ALTUN  : 20 Euro

  2012 - Mehmet İNCE : 15  Euro

  2012 - Mustafa(Vaylo)

             OLGUN:50 Euro

  2012 - Ahmet OLGUN : 50 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN :10 Euro

  2012 - Aliseydi UÇAR : 50 Euro

  2012 - Veli ÇAĞLAR  : 10 Euro

  2012 - Fahri ÖKSÜZ  : 20 Euro

  2012 - Kasım YILMAZ : 50 Euro

  2012 - Kadir ÇAĞLAR : 20 Euro

  2012 - Hasan AKŞAHİN

             DEDE:10 Euro

  2012 - Hacı ÖZSEVİM : 20 Euro

  2012 - Duran AYDOĞAN:30 Euro

  2012-Hüseyin Rahmi

          ÖZTÜRK:50 Euro

  2012 - Ahmet ÖZTÜRK (Köln):30 Euro

  2012 - Vahap ÇEVİKER :10 Euro

  2012 - Kenan GÜVERCİN : 10 Euro

  2012 - Sezai ALTUN : 10 uro

  2012 - Bektaş AKŞAHİN : 20 Euro

  2012 - Veli İLNCE : 10 Euro

  2012 - Ziyade ŞENKAYA : 10Euro

  2012 - Hasan KARAGÖZ :10 Euro

  2012 - Hasan AKDOĞAN : 10 Euro

  2012 - Hüseyin AKDOĞAN 10 Euro

  2012 - Turan GÖÇER : 10 Euro

  2012 - Cengiz SEVİM : 20 Euro

  2012 - Bektaş Hacı AKŞAHİN:10 Euro

  2012 - İsmail AĞKOÇ : 20 Euro

  2012 - Aliekber AKKAYA : 20 Euro

  2012 - Erdinç ASLAN : 10 Euro

  2012 - Ali ARKADAŞ :10 Euro

  2012 - Hasan (Fikriye)

             ÖZACAR:20 Euro

  2012 - Ahmet KAYGUSUZ

           (Arguvan’lı):10 Euro

  2012 - Avades ALTUN

            ( Der. Bşk.):50 Euro

  2012 - Havaşin MARKET

             (Arguvan’lı):20 Euro

  2012 - Hasan ÖKSÜZ : 10 Euro

  2012 - Haydar ER

            (Müslüm oğlu):50 Euro

  2012 - Tamam SOFU :10 Euro

  2012 - Musa ÇİFTÇİLER: 10 Euro

  2012 - REISE BIRO

     Firat, Ober-Ramstadt :20 Euro   

  2012 - Vahap ASLAN(Culfalı): 30 Euro

  2012 - EURO SÜPER MARKET

             DARMSTADT:20 Euro

  2012 - Hüseyin ER (Köln) : 50 Euro

  2012 - Vedat ÇALIŞKANOĞLU: 5 Euro

  2012 - Kamber ÇAKMAK : 5 Euro    

  2012 - Hüseyin AYDOĞDU

            (Şahin oğlu): 50 Euro

  2012 - Meliha YÜCEL : 50 Euro

  2012 - İsmail SEVİM

  (Haydar oğlu): 20 Euro

  2012 - Necati-Zekine KILIÇ :20 Euro

  2012 - Erdal ÇALIŞKANOĞLU: 20 Euro

  2012 - Hüseyin ÇALIŞKANOĞLU

           (Süleyman oğlu) : 20 Euro

  2012 - Yılmaz GÜLER: 20 Euro

  2012 - Mehmet AKDOĞAN:20 Euro

  2012 - Bektaş ile Hünkar

             ALTUN: 80 Euro    

  2012 -  TOPLAM : 1915 EURO  

   Bitti

2015 - Eski bozulan makinenin

           sigortasından alınan:75 EURO

2015 – Aliseydi KARGIN : 50 EURO

2015 – Erdoğan BIÇAKCIOĞLU : 50 EURO

2015 – Sefa ALTUN : 50 EURO

2015 – Murat İLHAN

(Sarhoş amcanın torunu):50 EURO

2015 – Abbas PEKTAŞ

(Yusuf oğlu): 50 EURO

2015 – Yusuf ALTUN : 30 EURO

2015 – Merdan ŞENOL : 50 EURO

2015 –  Hasan ALTUNOK

(Hüseyin&Hatice oğlu) : 20 EURO

2015 – Abbas KORYÜREK : 30 EURO

2015 – Hasan KARAKOÇ

 (Donjuan'ın oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri SOFU : 10 EURO

2015 – Haydar GÜN : 50 EURO

2015 – Hacı ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Abbas ÖZSEVİM : 25 EURO

2015 – Ali Ekber AKŞAHİN : 20 EURO

2015 – Veli İNCE : 10 EURO

2015 – Ali Agırdemir (Köln): 50 EURO

2015 – Kasım YILMAZ : 50 EURO

2015 – Hüseyin YILMAZ

(Filip - Fattey bibini torunu):50 EURO

2015 – Hüseyin ÇİFTÇİLER : 50 EURO

2015 – Avades ALTUN : 50 EURO

2015 – Ali İhsan UÇAR : 25 EURO

2015 – Seyit ÇAĞLAR : 20 EURO

2015 – Hüseyin AKKAYA

( Yeter Oğlu) : 20 EURO

2015 – Piri İLHAN : 50 EURO

2015 – Haydar ER : 50 EURO

2015 –  Hüseyin ÇAVUŞ

(Igdırlı):10 EURO

2015 – Naki ÖZSÜZ : 20 EURO

2015 – Mesut  İLHAN : 20 EURO

2015 – Hüseyin ÖKSÜZ

(Naki oğlu) : 20 EURO

2015 – TOPLAM : 1075 EURO

Bitti

2012 - Sayfası…

2015 Sayfası…


Fotoğraf Makine Kampanyası -2021

2021 - Ahmet ASLAN: 500 EURO; 2021-Ali ŞEN “Arguvan”: 500 EURO; 2021 – Zeynal AKDOĞAN: 200 EURO;  2021 – Ali ÖZACAR: 50 EURO; 2021 – Vahap İLHAN: 50 EURO; 2021 – Vedat İLHAN: 50 EURO;  2021 –Robert YANAR: 50 EURO; 2021 – Can YANAR: 50 EURO; 2021 – Özkan ÇAKIR: 50 EURO; 2021 – Ecevit ÇAKIR: 50 EURO; 2021 – Erol YILMAZ: 50 EURO; 2021 – Abbas YÜCEL: 50 EURO; 2021 – Metin İLHAN: 50 EURO; 2021 – Hüseyin ÖZİLHAN: 50 EURO; 2021 – Zeynal ÜSTÜNER “Arguvan”: 100 EURO; 2021 – Eyüphan AKDOĞAN: 50 EURO; 2021 – Hüseyin AKDOĞAN: 50 EURO; 2021 – Hüseyin ŞENOL: 50 EURO; 2021 – Ali Ekber GÜLER: 50 EURO; 2021 – Hüseyin YILMAZ-Ali oğlu-: 50 EURO; 2021 – Oktay TURAN “İğdirli”: 50 EURO; 2021 -  TOPLAM:2150 EURO; 2021 – Latife ile Hüseyin GÜN “İstanbul” 1 ad. Video çekim için aydınlatma LED:1250.TL. ; 2021- Yusuf EROL: 200 TL; 2021 – MAKİNE VE LED AYDINLATMA ALINDI. KITILIMCILARA TEŞEKKÜR EDERİM. www.aliseydi-sevim.com

Bilgisayar Alımı : 650 Euro - 2022

Almanya Ober-Ramstad'dan, isminin açıklanmasını istemeyen Değerli bir arkadaşım: 650 EURO     Seyit ÇAĞLAR arkadaşımın öncülüğü ile. İkisine teşekkür ederim.

DUYURU TAKVİMİ

HARİTA: MALATYA FETHİYE

Aliseydi SEVİM Aliseydi SEVİM
Platon’un Mağara Alegorisi
Aliekber Pektaş Aliekber Pektaş
Gül-güle büyük, efsane insan, lider: Fidel Kastro
Seyit Çağlar Seyit Çağlar
DAR AGACINA ASTILAR SEYIT RIZAYI,NEYLEYIM – Seyit ÇAĞLAR

LUZÜMLÜ TELEFONLAR



Kınay Çiçekcilik: 0 422 323 86 76
Kınay Çiçekcilik: 0 542 368 10 03

Karmen Çiçekcilik:0 422 323 10 84
Karmen Çiçekcilik:0 542 210 16 69

Sahan Yemek: 0 422 325 29 30
Sahan Yemek:0 530 227 02 79

Orhan Yemek: 0 422 336 88 22
Orhan Yemek: 0 533 720 20 09

Gülüstan(Sevim) Kuaför: 0 422 322 81 65
(Aliseydi) Karakaş Emlak: 0 422 324 20 60

Yazıhan Belediyesi: 0 422 751 40 54
Kaymakamlık Makamı: 0 422 751 42 12
Yazıhan Maliye: 0 422 751 41 12
Yazıhan Tapu: 0 422 751 42 00
Yazıhan Hastahane: 0 422 751 41 05
Yazıhan Nüfus: 0 422 751 42 30

Ziraat Bankası /Yazıhan:  0 422 751 44 03
Emlak / Nihat GÜLER: 0 422 325 15 34
Mobil: 0 532 794 24 02

Yazıhan Emlak / Kaya Emlak
Süleyman KAYA: 0 537 380 05 04

MASKİ
Malatya Su İdaresi
Arıza: 185
Genel Müd. :377 74 44
444 51 44

Elektrik Arıza
444 91 86

Telefon Arıza ve Bilgi
444 1 444

İnternet Arıza

444 1 375







FACEBOOK

Sık Sorulan Sorular

Sitemizin güncellenmesi devam etmekte.

2011 yılından bu güne kadar olan veriler işlendi; Açılmayan videoların sebebi, o videoların bulunduğu hesabımızı Youtube’nin silmesinden dolayıdır.

2011 yılı öncesine ait olan verilerin işlenmesi zaman alacak. Fakat hemen hemen geçmişe ait olan resimlerin tamamının kopyası var. Yakında onların tamamına nasıl ulaşacağınız açıklanacaktır.

Aradığınız eski haberleri bulmak için: Sayfamızın üst ve alt kısmındaki menüde “Arşiv” linkini tıklayınız. “Anahtar Kelime” karşılığına aradığınız haber başlığından bir iki kelime yazın, “Haber Ara” yı tıklayın.

Aradığınız kelime başlıkları sıralanacaktır. Büyük harfle aradığınızı bulamazsanız, küçük harflerle yazın.

Başka bir yolla “Google” ye yazıp arayın. Google sitemizdeki haberi bulur. Bütün bunlara rağmen aradığınız bulamazsanız,

Sitemizin alt ve üst kısmındaki "İletişim" menüsünü tıklayıp, bana mesaj gönderiniz.

Yazar isimlerinin sıralanması otomatik olarak, en son yazan yazarın en üste gelmesi şeklinde oluşmaktadır

Site Sloganımız: 2005 - 2025

2005 &  2025
www.aliseydi-sevim.com
aliseydisevim@gmail.com 

Otobüs Seferleri

                     OTOBÜS SEFERLERİ

         MALATYA                               FETHİYE

                                                          06,10

          07:15                                       08:30

          09:45                                       11:00

         13:30                                        14:45

         16: 00                                       17:00

         18:30                                        19:45

Tüm videolar

  Prof.Dr. Sinan CANAN
 

Prof.Dr. Sinan CANAN

İzlenme:10340

   
  Mutlu Olmak: Özgür Bolat at TEDxIhlasCollegeED
 

Mutlu Olmak: Özgür B

İzlenme:9964

   
  Prof. Dr. Acar BALTAŞ
 

Prof. Dr. Acar BALTA

İzlenme:9276

   
  DOĞA İÇİN ÇAL 4 - ALYAZMALIM SELVİ BOYLUM - HD
 

DOĞA İÇİN ÇAL 4 - AL

İzlenme:19756

   

Ayın Şiiri


Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.


Bir lokma ekmek ( ve zevk) için şerefini çiğnetmeye;


bir anlık eğlence için servetini tüketmeye,


bir zamanlık mevki için el ayak öpmeye,


insanları ezip geçmeye,


günlük menfaatler için onurunu terk etmeye,


bir kısım insanlara kızıp


tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!



Can Yücel


Mydeign Haber Temaları -http://habersitesikur.tk

Fethiye'nin Dünyaya Açılan Penceresi
Ekstrafikir.com mydesign haber temasıdır.